(5237 S. K. m. 7, 204) (765 S. K. m. 102, 104, 342) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 231) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Dolandırıcılık ve Görevi Kötüye Kullanmak suçlarından sanıklar G.A., A.B., M.Ş., A.U. ve Ş.S. ile Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik suçlarından sanık Y.Y.'in yapılan yargılamaları sonunda: tüm sanıkların dolandırıcılık suçlarından beraatlerine, sanıklar G.A., A.B., M.Ş., A.U. ve Ş.Ş'un görevi kötüye kullanmak ve sanık Y.Y.'in özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine. dair Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.09.2005 gün ve 2002/423 Esas, 2005/345 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılanlar vekilleri ile sanıklar G.A., A.B., M.Ş., A.U. ve Ş.Ş müdafileri ile O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama, bozma isteyen 04.07.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar : I- Sanıklar G.A., A.B., M.Ş., A.U., Ş.Ş. ve Y.Y. hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar G.A., A.B., M.Ş., A.U. ve Ş.Ş lehine olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının; kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 22.10.2002 tarihinden ve sanık Y.Y.'in lehine olan anılan Yasanın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının da suçun işlendiği 12.01.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar G.A., A.B., M.Ş., A.U. ve Ş.Ş hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesi ve sanık Y.Y. hakkındaki kamu davasının ise 102/4. ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II- Sanıklar G.A., A.B., M.Ş., A.U. ve Ş.Ş'un görevi kötüye kullanmak suçundan, sanık Y.Y.'in, özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik sanıklar G.A., A.B., M.Ş., A.U. ve Ş.Ş müdafileri ile katılan SSK vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
1- Bir ilaç firmasında tıbbi mümessil olarak çalışan sanık Y.Y.'in, oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen 12.01.2001 tarihli sahte reçete ile SSK Adana Hastanesi bünyesindeki eczaneden suça konu beslenme solüsyonlarını almaktan ibaret eylemlerinin 765 sayılı TCK. nun 342/1. (5237 sayılı TCK. nun 204/1.) maddesine uygun resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde hataya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Suç tarihinde SSK Adana Hastanesinde sorumlu eczacı olarak görev yapan sanık Ş.Ş'un, kuruma ait eczanelere ilaç alımlarının yönetmelik gereğince komisyon kararı ile yapılması nedeniyle bu konuda tek başına herhangi bir yetkisinin bulunmadığı gibi, sanığın, kurum eczanesinde satışa arz edilen fiyatları farklı beslenme solüsyonlarının eşdeğer olmadığına ilişkin savunmasının doğruluğu araştırılmadan ve pahalı beslenme solüsyonlarının tüketilmesi hususunda çaba gösterdiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu da karar yerinde açıklanıp gösterilmeden, "eczaneye en pahalı beslenme solüsyonlarını aldığı ve tüketilmesi için çaba gösterdiği" gerekçesiyle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı,
3- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve sanıklar G.A., A.B., M.Ş., A.U. ve (kabule göre) sanık Ş.S. lehine sonuç doğuran 5728 sayılı yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 ayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar G.A., A.B., M.Ş., A.U. ve Ş.S. müdafiileri ve katılan SSK vekili ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy