(5237 S. K. m. 53, 61, 157) (5271 S. K. m. 231) (765 S. K. m. 503, 504, 522) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 8)
Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyeti bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231/5. maddesinden yararlanmayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, atılı suçların sübut bulmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
I- 765 sayılı TCK'nun 504/3. maddesinde dolandırıcılık suçunun nitelikli hali olarak düzenlenen dolandırıcılık suçunun telefonun vasıta olarak kullanılması suretiyle işlenmesine ilişkin hükmün uygulanabilmesi için mağdur ile sanık yüz yüze gelmemiş olmalı, fiil haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmeli ve mağdur ile yüz yüze gelmeyen failin takibi ve yakalanması güçleşmelidir. Somut olaya bakıldığında; sanığın önce mağdurlarla yüz yüze görüşüp, dizüstü bilgisayarı alacağını söyleyerek beğendiği bir modelin pazarlığını yapıp daha sonra alacağını belirterek yanlarından ayrıldığı, kısa bir süre sonra telefon edip, beğendiği bilgisayarın getirilmesini istediği ve bir bahaneyle bilgisayarı alıp ortadan kaybolmak biçimindeki olaylarda, daha işin başlangıcında mağdurlarla yüz yüze gelen sanığın, dolandırıcılık suçunu işlerken telefonu vasıta olarak kullanmadığından, suçlarının 765 sayılı TCK'nun 503. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu gözetilerek, denetime olanak verecek şekilde 765 sayılı TCK'nun 503, 522 ve ilgili maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nun 157 ve ilgili maddeleri uygulanıp, cezalar bireyselleştirildikten sonra ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın 5252 Sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken, dolandırıcılık suçlarının telefonun vasıta kılınarak geçekleştirildiğinin ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'da düzenlenen dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri arasında telefonun vasıta kılınmasının belirtilmemiş olması nedeniyle 5237 Sayılı Yasanın lehe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
II-) Kabule göre de;
1-) 5237 sayılı TCK'nun 61/8. maddesi gereğince, adli para cezasından yapılacak artırım ve indirimlerin gün olarak belirlenen miktar üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden, gün olarak tayin olunan miktarın paraya çevrilmesinden sonra artırım ve indirimlerin bunun üzerinden yapılması suretiyle fazla adli para cezasına hükmolunması,
2-) 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendindeki alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazına kadar uygulanacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy