(765 S. K. m. 504) (5237 S. K. m. 7, 53, 61, 158) (5271 S. K. m. 231) (5320 S. K. m. 8)
Dava: Resmi Belgede Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanıkların yapılan yargılamaları sonunda, değişen suç vasfı nedeniyle özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetlerine dair Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.10.2005 gün ve 2004/270 Esas, 2005/412 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 26.06.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere; yüklenen dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında, fiilin 765 Sayılı TCK. nun 504/3 (5237 Sayılı TCK.nun 158/1-f) maddesinde öngörülen suçu oluşturduğunun ve 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi gereğince temel cezanın tayini sırasında elde edilen haksız menfaatin miktarı da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından ve aynı yasanın 61/8. maddesi uyarınca, temel adli para cezasının tayininde esas alınacak tam gün birim sayısı üzerinden artırım ve indirimler yapıldıktan sonra belirlenen sonuç gün ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının tayini gerektiğinin gözetilmemesi sonuç cezaya etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiilerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinde yazılı hak yoksunluğuna karar verilmese bile infaz sırasında gözetileceği cihetle; özel belgede sahtecilik suçundan dolayı alt sınırdan ceza tayini halinde 765 sayılı TCK. nun açıkça sanık lehine olduğunun gözetilmemesi yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK. nun 231 ve TCK. nun 7/2. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayıl CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy