(5237 S. K. m. 7)
Resmi Evrakta Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından hükümlü Zeki K.'ın 765 sayılı TCK. nun 342/1 (iki kez), 80, 503/1 (üç kez), 522/1, 81/2, 31, 33, 71, 72, 74/1, 75/2, 647 sayılı Yasanın 5 ve TMK. nun 471. maddeleri gereğince 13 yıl 2 ay 12 gün ağır hapis, 6 yıl 28 ay 24 gün hapis ve 3.225.000.000 lira ağır para cezası ile mahkumiyetine ilişkin Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2003 gün ve 2001/118 Esas, 2003/132 sayılı kararı ile verilen ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.01.2005 gün ve 5770/290 sayılı ilamı ile, resmi evrakta sahtecilik suçu yönünden doğrudan, dolandırıcılık suçu yönünden de düzeltilip onanarak kesinleşen hükümlerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra bozma üzerine duruşmalı olarak yeniden değerlendirilmesi sonucunda: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe olduğu anlaşıldığından, kesinleşmiş önceki hükmün ortadan kaldırılmasına, hükümlünün 5237 sayılı TCK. nun 204/1 (iki kez), 43, 157/1 (üç kez), 52/2-4, 53/1-a-b-c-d-e ve 63. maddeleri gereğince 5 yıl hapis, 6 yıl 3 ay hapis, 2 yıl hapis ve 900 Yeni Türk Lirası adli para, 2 yıl hapis ve 840 Yeni Türk Lirası adli para, 2 yıl hapis ve 600 Yeni Türk Lirası adli para cezaları ile mahkumiyetine dair Erzincan Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.05.2006 gün ve 2006/33 Esas, 2006/87 sayılı kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama isteyen 20.07.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Şikayetçiler Oktay Ç. ve Erol A.'a yönelik dolandırıcılık suçlarından karar verilirken, 765 sayılı TCK. nun 522. maddesinin arttırım hükmü gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınıp temel cezanın belirlenmesinde daha önce verilen ve kesinleşen hükümdeki cezanın alt sınırından daha fazla ayrılarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, önceki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, daha önce uygulanan hüküm ile uygulanması gereken 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlendiği ve bu sonuca göre verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlü müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kararın istem gibi ONANMASINA, 25.09.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy