(765 S. K. m. 510, 522, 59/2) (647 S. K. m. 4)
Emniyeti suistimal suçundan sanık Muzaffer D.'un 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun 510, 522, 59/2, ve 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının ertelenmesine dair, Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2004 tarihli ve 2003/201 esas, 2004/100 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 155/2, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 375.00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, aynı Mahkemenin 11.11.2005 tarihli ve 2003/201 esas, 2004/100 sayılı ek kararın, tüm dosya kapsamına göre, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesindeki lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. Şeklindeki düzenleme ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.10.2005 tarihli ve 2005/10431-12718 sayılı ilamına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hallerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması, uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tespit edilmesi ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hallerde ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde, 2- Kabule göre de, a- Suç tarihi itibariyle adli para cezasının alt sınırının 343 Yeni Türk Lirası olduğu gözetilmeksizin, 450 yeni Türk Lirası olarak takdir edilmesinde, b- Daha önceden erteli olan cezanın, bu kez sanığın aleyhine sonuç doğuracak şekilde ertelenmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 07.07.2006 gün ve 31444 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 25.07.2006 gün ve YE.2006166235 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Dosya içeriğine göre, yasa yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde bulunduğundan Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2005 gün ve 2003/207 esas, 2004/100 sayılı ek kararının CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına iadesine 29.09.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy