(765 S. K. m. 64, 349) (5237 S. K. m. 62, 204) (5271 S. K. m. 309)
Sahtecilik suçundan sanıklar Cevdet A., Deniz A. ve Kenan K.'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64 ve 349. maddeleri aracılığı ile 342/1, 59. maddeleri gereğince ayrı ayrı 1'er yıl 8'er ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2002 tarihli ve 1999/126 esas, 2002/379 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1, 62. maddeleri uyarınca 1'er yıl 7'şer ay 6'şar gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair, aynı Mahkemenin 23.06.2005 tarihli ve 1999/126 esas, 2002/379 sayılı ek kararını, tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen kararlara ilişkin lehe kanun uygulamasının kaynağının 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddeleri olduğu, burada da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesine göre kanunların yürürlüğe girmesi şartı arandığı, yayımlanmış olmasının lehe kanun uygulaması için yeterli olmadığı, 01.06.2005 tarihi itibariyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükte olmadığı, yürürlükte olmayan kanuna dayanılarak lehe kanunu belirlemenin mümkün bulunmadığı, olayımızda 26.09.2004 tarihinde kabul edilip, 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlük tarihinin anılan Kanun'un 344/1-c maddesine göre 01 Nisan 2005 olduğu, 31.03.2005 gün ve 25772 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5328 sayılı Kanun'un geçici 1/c maddesi ile de 01 Haziran 2005 olarak değiştirildiği ve kanunun bu tarihte yürürlüğe girdiği, bu durumda yürürlükte olmayan düzenlemeye dayanılarak lehe kanunun belirlenmesi yapılıp, suç tarihinde yürürlükte olmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesindeki 1/5 indirim oranının uygulanmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 30.06.2006 gün ve 30200 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 20.07.2006 gün ve YE.2006160077 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Olağanüstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozmaya, yalnızca kesin olan ya da temyiz edilmeksizin kesinleşmiş bulunan hükümlere karşı başvurulabileceği yokluğunda verilen ek kararın katılan ile hükümlülerden Cevdet A. ve Deniz A.'a tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, CMK. nun 309. maddesi uyarınca yasa yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine, anılan kararın katılan ile adı geçen hükümlülere usulüne uygun şekilde tebliği hususunun mahkemesince takdir ve ifasına dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına iadesine, 02.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy