(5237 S. K. m. 39, 63, 157) (5252 S. K. m. 5) (5275 S. K. m. 106) (5271 S. K. m. 309) (765 S. K. m. 40) (YCGK 31.01.2006 T. 2006/1-4 E. 2006/7 K.)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Fehmi Karcı'nın 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 S. Türk Ceza Yasasının lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine yapılan uyarlama ile aynı yasanın 157/1 ve 39/1. maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 3.500 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2005 günlü ve 1999/229-847 s. ek kararının infazı sırasında para cezasının tutuklulukta geçen süreden mahsubu talebinin mahkemesince reddine ait 31.03.2006 günlü ve aynı s. karara vaki itirazın reddine dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2006 günlü ve 2006/356-356 değişik iş s. kararın bütün dosya kapsamına göre, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.07.1999 günlü ve 1999/229 esas, 1999/847 s. kararı ile sanık Fehmi Karcı'nın dolandırıcılık suçundan 7 ay hapis ve 3.500.000.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın infazı sırasında 01.06.2005 gününde yayımlanarak yürürlüğe giren 5237 s. Türk Ceza Yasasının lehe hükümleri uyarınca dosya üzerinden yapılan değerlendirme neticesi sanığın 6 ay hapis ve 3.500.00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karar kesinleştirilerek infaz edilirken, sanığın tutuklulukta geçirdiği ve hapis cezası düşüldükten sonra kalan 49 günlük süreden adli para cezasının mahsubunun talep edilmesi üzerine mahkemece hükümlü hakkında 5237 S. Türk Ceza Kanununa göre yeniden ceza verildiğinden ve ek karar ile ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülmediğinden 5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 5. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığından bahisle talebin reddedildiği,
Hükümlünün tutuklulukta geçirdiği 136 günlük sürenin ilk mahkumiyet hükmündeki 7 aylık hapis cezasının infazını karşıladığından 647 S. Cezaların İnfazı Hakkında Yasa gereğince 08.06.1999 tarihi itibariyle şartla tahliyeye dair karar alındığı,
5349 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasanın 1. maddesindeki; Ağır para cezasından dönüştürülen adli para cezasının ödenmemesi halinde, 13.12.2004 günlü ve 5275 S. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 106. maddesi hükümlerine göre hapis süresinin belirlenmesinde bir tarih karşılığı olarak yüz milyon Türk Lirası esas alınır şeklindeki düzenleme, 5275 s. Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın geçici 1. maddesindeki 26.9.2004 günlü ve 5237 s. Türk Ceza Yasası dışındaki sair kanunlarda yer alan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hükümlüler bir tarih yüz Türk Lirası hesabı ile hapsedilirler. Şeklindeki hüküm ve 5237 s. Türk Ceza Yasasının Mahsup başlıklı 63. maddesindeki Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran tüm haller sebebiyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir.
Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.Şeklindeki düzenlemeler karşısında sanığa verilen 3.500 Yeni Türk lirası adli para cezasının 100 Yeni Türk lirasından hapse çevrilmesi suretiyle bulanacak 35 gün hapis cezasının tutuklulukta geçirilen ve hapis cezasının da mahsubu ile kalan 49 günden düşürülmesine karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 S. Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 14.07.2006 tarih ve 32869 s. yasa yararına atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 23.08.2006 tarih ve K.Y.B.2006172477 s. ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozma konusunun tetkiki için öncelikle bu konudaki kanuni düzenlemeleri incelemek gerekmektedir.
Mahsup konusunda, 01.06.2005 gününde yürürlükten kaldırılan 765 s. Ceza Yasamızın 40. maddesindeki, Hüküm katiyet kesbetmeden evvel vukubulan mevkufiyet ceza mahkumiyetlerinden indirilir. Eğer cezayı nakdi tertip olunmuş ise tenzil, 19 uncu maddede gösterilen hesaba göre yapılır yönündeki düzenleme, 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. Türk Ceza Yasasının 63. maddesinde; (1) Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran tüm haller sebebiyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır biçiminde ifade edilmiş ve madde gerekçesinde de; adli para cezasına hükmedilmesi halinde, mahsubun bir tarih karşılığı yüz Türk Lirası sayılmak suretiyle yapılacağı açıklanmıştır.
Yine aynı tarihte yürürlüğe giren 5275 s. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 106. maddesinin (3) numaralı fıkrası; Hükümlü, tebliğ edilen ödeme emri üzerine belirli süre içerisinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen tarih miktarınca hapsedilir biçimindedir.
Aynı Yasanın geçici birinci maddesi ise; (1) 26.9.2004 günlü ve 5237 s. Türk Ceza Yasası dışındaki sair kanunlarda yer alan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hükümlüler bir tarih yüz Türk Lirası hesabı ile hapsedilirler hükmünü taşımaktadır.
Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 5349 s. Yasanın 1. maddesiyle 5252 s. Yasanın 5. maddesine (3) numaralı fıkra eklenmiş olup, Ağır para cezasından dönüştürülen adli para cezasının ödenmemesi halinde, 13.12.2004 günlü ve 5275 s. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa'nın 106 ncı maddesi hükümlerine göre hapis süresinin belirlenmesinde bir gün karşılığı olarak yüz milyon Türk Lirası esas alınır şeklindeki değişiklik mevzuata eklenmiştir.
Görüldüğü üzere gerek Anayasa ve diğer kanunlar, gerek uluslararası anlaşmalarla kişi özgürlüğü en üst düzeyde korunma altına alınmak istenmiştir. Bu kapsamda, ceza yargılamasında asıl olan tutuksuz yargılama olup, sanıkların tutuklu yargılanması, ancak kanunda gösterilen hallerde ve istisna olarak uygulanmalıdır.
Aksi takdirde, kişiyi özgürlüğünden alıkoyan devlet olsa da bunun sonucuna katlanmalı ve meydana getirdiği zararı ortadan kaldırıcı veya azaltıcı yükümlülükler altına girmelidir. Bu yöntemlerden biri de ceza hukukundaki mahsuptur.
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarih ve 2006/1-4 Esas, 2006/7 s. kararında açıklandığı üzere; 765 ve 5237 s. yasalarda mahsubun mecburiliği (hukuki) sistemi kabul edilmiştir.
Bu sisteme göre, mahkum kusuru ile tutuklu kalmış olsa dahi, tutukluluk süresinin verilen cezadan indirilmesi zorunludur. Bu sistemde yargıcın görevi, indirim yapılması için gerekli kanuni koşulların doğup doğmadığını kontrol, doğmuş ise yapılan indirimin hesabında hata yapılıp, yapılmadığını denetlemekten ibarettir. Mahsubun hukuki esası hakkında, bu kurumun cezanın hafifletilmesi nedenlerinden biri olduğu, evvelce çekilmiş bir ceza olduğu, hususi af olduğu konusunda çeşitli görüşler bulunmakta ise de, mahsup, suçlu olduğu henüz kesin olarak bilinmeyen kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakılması dolayısıyla ortaya çıkan haksızlıkları gidermek için başvurulan ve kişisel özgürlükleri anayasal düzeyde güvence altına alan, önleyici amaçlarla yoksun bırakılan özgürlüğün iadesi için kabul edilen hukuki bir kurumdur.
5275 s. Kanunun 106. maddesinin (3) numaralı fıkrasındaki düzenleme, 5237 s. TCK. nun 63. maddesinden farklı olarak, adli para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen tarih miktarınca mahkumun hapsedileceğini hükme bağlamıştır. Bu farklılığın nedeni, tutuklamanın bir tedbir olması ve asıl olanın hükmün kesinleşmesinden sonra infaz edilmesidir. Hüküm kesinleşmeden önce özgürlüğün kısıtlanması halinde sanık lehine olarak mahsubun, para cezasının üst sınırından yapılması kabul edilmiştir. 5275 s. Kanunun Geçici 1 ve 5252 s. Kanunun 5. maddesinin (3) numaralı bendinde de mahsubun yüz TL. üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
Buna göre; hapis ve adli para cezasına hükmolunması durumunda mahsup işlemi öncelikle hapis cezasından yapılmalı, kalan süre ise adli para cezasından indirilmelidir.
Dosya içeriğinden, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.07.1999 tarih ve 229/847 s. kararı ile hükümlünün dolandırıcılık suçundan 7 ay hapis ve 3.500.000.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, infaz sırasında 5237 s. TCK. nun yürürlüğe girmesi üzerine dosya üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda 6 ay hapis ve 3.500 Yeni Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği, bu kararın infazı sırasında hükümlünün tutuklulukta geçen ve hapis cezası düşüldükten sonra kalan 49 günlük süreden, hükümlünün yatırmadığı adli para cezasının mahsubunun talep edilmesi üzerine, mahkemece hükümlü hakkında 5237 s. TCK'na göre yeniden ceza verildiğinden ve ek karar ile ağır para cezası adli para cezasına dönüştürülmediğinden 5252 s. Yasanın 5. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilip, yapılan itiraz üzerine mercii Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar karşısında somut olay değerlendirildiğinde; hükmolunan 7 ay hapis cezasının, 5237 s. Kanun uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda 6 aya indirildiği, para cezasının ise aynı miktarda kaldığı, buna karşın hükümlünün tutuklulukta geçirdiği sürenin, hapis cezasının infazını gerektiren süreyi aştığı görülmektedir.
Sonuç: Bu nedenlerle; itirazın kabulü yerine, yazılı biçimde reddine karar verilmesi kanuna aykırı ve yasa yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.3.2006 tarih ve 1999/229-847 s. kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2006 tarih ve 2006/356-356 değişik iş s. kararının CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK. nun 4/d maddesi uyarınca bu hususta karar verilmesi mümkün bulunduğundan hükümlünün tutuklulukta fazladan geçirdiği 49 günün 5237 s. TCK. nun 63. maddesi uyarınca bir gününü 100 YTL. sayılmak suretiyle infazı gereken adli para cezasından MAHSUBUNA, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın gereği için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy