(5237 S. K. m. 53, 62, 204) (765 S. K. m. 59, 342) (1412 S. K. m. 322) (5320 S. K. m. 8)
I- Sanık Şerafettin müdafıinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 62 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün, 765 Sayılı Yasanın 342/2 ve 59/2. maddelerine göre açıkça sanık lehine olduğu ve süresi itibariyle de seçenekli yaptırımlar ile erteleme hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafıinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, 53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar Halit, Necati ve Mehmet müdafılerinin temyizlerine gelince;
Suça konu vekaletnamede imzası bulunmayan Halit ile noterde düzenleme suretiyle özel vekaletname tanzimi sırasında hazır bulunup vekaletnameyi veren şahsın beyanlarını isteğine uygun olarak vekaletnameye eklettiğini ve tasarrufa ehil olduğuna ilişkin tanıklıkda gerçeğe aykırılık bulunmadığı, atılı imzanın kimliğinin bilindiği kişiye ait olduğuna dair beyanın ise, nüfus cüzdanı, sağlık ocağı raporu ve bu belgelerdeki resimler karşısında sanıkların eylemlerinin vekaletname düzenlenmesi sırasında noterce istenen tanık bulunmasına ilişkin eksikliğin giderilmesine yönelik olup, sanık Şerafettin ile vekaletname veren Tevfık'in eylemlerine iştirak ettiklerine dair, delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar müdafılerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321'inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy