(765 S. K. m. 508) (5237 S. K. m. 51, 73, 155) (5271 S. K. m. 231, 253, 254) (5320 S. K. m.8) (1412 S. K. m. 321)
Dava ve Karar: 765 Sayılı TCK. nun 508 inci maddesinin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun 155/1 inci maddesine nazaran açıkça lehe olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bu hususa ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Suçun hangi tarihte işlendiği kesin olarak belirlenip dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Güvenikötüyekullanma suçunun şikayete bağlı olması nedeniyle karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 5237 Sayılı TCK. nun 73/8, 5271 Sayılı CMK. nun 253 ve 254 maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı,
3- Sanığın 765 Sayılı TCK. nun hükümleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesine rağmen, cezasının 5237 sayılı Yasanın 51 inci Maddesi gereğince ertelenmesine karar verilerek karma uygulama yapılması,
4- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK. nun 231 inci maddesi gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy