(5237 S. K. m. 53, 58, 158, 204) (765 S. K. m. 504) (5252 S. K. m. 9) (YCGK. 28.12.2004 T. 2004/6-173 E. 2004/228 K.)
Dava: Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanıklar R. Y., C. Y., H. S. ve E. Y.'ın yapılan yargılamaları sonunda, mahkumiyetlerine dair, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 01.10.2004 gün ve 2001/335 Esas, 2004/243 Karar sayılı hükmün 5237 Sayılı Yasanın 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesini müteakip 5320 Sayılı Yasanın 8/2 maddesi gereğince yeniden değerlendirilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığı'nca iadesi üzerine aynı mahkemece duruşma yapılarak verilen 17.10.2005 gün ve 2001/335 Esas, 2004/243 Karar sayılı ek kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar R. Y., H. S. ve E. Y. müdafileri ile sanık C. Y. tarafından istenilmiş, olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama-bozma isteyen 25.09.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü;
Karar: I-) Sanıkların, satın aldıkları üzüm karşılığında suça konu çalıntı çeki düzenleyerek şikayetçiye vermek suretiyle yüklenen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia olunması, sanık E.Y.'ın, sözlü olarak anlaşmak suretiyle şikayetçiden kendi başına 14 ton civarında üzüm satın aldığını, çek ya da senet düzenlemediğini, diğer sanıklarla birlikte şikayetçiden üzüm satın almadığını, sanık R.Y.'in, şikayetçiden üzümü tek başına satın alıp karşılığında suça konu çeki verdiğini, sanıklar C.Y. ile H.S.'in, şikayetçiden üzüm satın alınmasıyla bir ilgilerinin olmadığını savunmaları, şikayetçinin, 2000 yılında ürettiği üzümden önce E.Y.'a 4 kamyon sattığını, ancak parasını alamadığını, bu parayı tahsil etmek için uğraştığı sırada Adana'dan gelen R. Y.'in, biz senin alacağını tahsil ederiz kalan üzümü bize sat dediğini, ona 1.000.000.000 liralık üzüm sattığını karşılığında suça konu çeki verdiğini, daha sonraki geldiğinde ise, 1.300.000.000 liralık üzüm aldığını, böylece toplam 2.300.000.000 lira alacağına karşılık suça konu 3.150.000.000 Lira bedelli çeki verdiğini, ancak daha sonra çekin çalıntı olduğunu anladığını, hazırlık aşamasındaki ifadesinde ise; 2000 yılı Eylül ayında yetiştirdiği üzümlerini E.Y. ve R.Y. isimli şahıslara toptan sattığını, R.Y.'in bir çek verdiğini, şahısların çeki verdikleri sırada birkaç gün sonra parayı getirip çeki alacaklarını söylediklerini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; şikayetçiden, sanık E.Y. ile R.Y.'in, kendisinden üzüm almak amacıyla birlikte gelip gelmedikleri ve suça konu çeki de birlikte verip vermedikleri sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdiri yerine ve ayrıca sanıklar C.Y. ile H.S.'in yüklenen suçlara iştirak ettiklerine dair delillerin de nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
II-) Kabul ve uygulamaya göre;
1-) Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere; yüklenen dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında, fiilin 765 Sayılı TCK.'nun 504/3 (5237 Sayılı TCK.'nun 158/1-f) maddesinde öngörülen suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2-) 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile hüküm tarihinden önce 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, çıkan sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması, suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği ve hapis cezasının sonucu olarak 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinde sayılan hak yoksunlukları nedeniyle anılan Yasanın resmi belgede sahtecilik suçundan aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden, 5237 sayılı yasanın sanık lehine olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-) 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlara uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde sanık H.'S. hakkında TCY.'nın 58/7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin de uygulanmasına karar verilmesi yasaya aykırı,
4-) Sanıklar R.Y., C.Y. ve E.Y. bakımından hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve sanıklar lehine sonuç doğuran 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar R.Y., H.S. ve E.Y. müdafileri ile sanık C.Y.'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.'nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 05.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy