(765 S. K. m. 102, 108) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması ve tehdit suçlarından sanık Sadık Kavran'ın yapılan yargılaması sonunda; Beraatına dair İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.12.2004 gün ve 2004/481 Esas, 2004/1012 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığının onama isteyen 19.01.2006 tarihli tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
1- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen tehdit suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, sanık hakkında kesici son işlem olan sorgusunun yapıldığı 09.09.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK. nun 102/4. maddesi uyarınca ortadan KALDIRILMASINA,
2- Katılan vekilinin, Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince:
Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun takibi şikayete bağlı olup katılanın 25.07.2000 tarihinde öğrenmesine karşın şikayetini 28.01.2002 tarihli dilekçe ile 765 Sayılı TCK. nun 108/1. maddesinde öngörülen 6 aylık şikayet süresinden sonra yaptığı gözetilerek, kamu davasının düşürülmesi yerine yargılamaya devamla sanığın beraatına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan 765 Sayılı TCK. nun 108/1. maddesi ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun 73 ve 5271 Sayılı CMK. nun 223. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine 23.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy