(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 147, 191, 231) (765 S. K. m. 102, 104, 354) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 135, 236, 318)
Dava: Sanıklar E. D. ve K. Ş. müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezaların türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra, katılan vekilinin dilekçesi içeriğinden temyizinin beraat eden sanıklar İ. Y., İ. E., E. E. Y., U. A., Ç. T. ve E. A.'e yönelik olduğu anlaşılmakla beraat hükümleri yönünden adı geçen sanıklara hasren, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sanık N. K. (U.) hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasıyla ilgili mahkemesince bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; Sanıklar N. K. (U.), V. U., H. B., K. Ş., E. D.'e yüklenen dolandırıcılık suçlarının işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en son suçun işlendiği 07.05.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 Sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
II- Sanık Veli Uras ve Hasan Bozkır hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kumlan mahkumiyet hükümlerine yönelik müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, sanıkların suçunun sübutu kabul oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun 7 ve 5349 Sayılı Yasa ile değişik 5252 Sayılı Kanunun 9. madde hükümleri uyarınca, 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilerek birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmuş incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
III- Sanıklar İ. Y., İ. E., E. E. Y., U. A., Ç. T. ve E. A. hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin, sanıklar K. Ş. ve E. D. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik müdafilerinin, birleşen 2003/400 Esas, 2004/13 Karar sayılı dosyada resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar V. U. ve M. G. hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1- 1412 Sayılı CMUK. nun 135 ve 236. (5271 Sayılı CMK.nun 147 ve 191.) maddeleri uyarınca Birleşen 2003/400 Esas, 2004/13 Karar sayılı dosyada resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davada sanık V. U.'ın sorgusu yapılmadan yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
2- Birleşen 2003/400 Esas, 2004/13 Karar sayılı dosyada, Sanık M. G. hakkında diğer sanık V. U.'ın G.A.T.A'dan Z. Ö. adlı kişiye sahte rapor çıkartmak suretiyle işlediği resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiğinden bahisle açılan davada; Sanığın tüm aşamalarda suç tarihinde G.A.T.A da görev yaparken şişman hastaların teşhis ve tedavisiyle ilgilenmediğini, adı geçen Z. Ö. isimli hastayı da hatırlamadığını aynı dönemde kendisi dışında birçok doktorun da görev yaptığını, raporun sekreterlik tarafından düzenlenip uzman doktorlara imzalatıldığını ve kendi imzasının da olmadığını, kendisinin muayene ettiği hastalara ilişkin muayene bilgileri, laboratuar ve fizik ölçüm bulgularını bir kağıda yazarak sağlık fişiyle poliklinik sekreteri Z. A.'e gönderdiğini, suça konu raporu kendisinin verdiğine dair bir belge bulunmadığını savunması, Askeri Savcılıkta tanık olarak dinlenen Z. A. ise doktorların teşhis koydukları hastalara ilişkin raporu kendisinin yazdıktan sonra raporu imzalayacak uzmanlara götürdüğünü ve kimin hastası ise o doktorun ismini, uzman doktorlara söyledikten sonra uzmanlarca hasta görülmeden raporun imzalandığını beyan ederek devamında, M. G. aynı poliklinikte sürekli olduğu için raporun hazırlanması için onun bana talimat verdiğini düşünüyorum şeklindeki kesin olmayan ifadesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi açısından; öncelikle bu konuda sorgusu yapılmayan diğer sanık V. U.'ın beyanının tespiti ile sanık M. G.'ı tanıyıp tanımadığının sorulması, hazırlıkta ifadesi alınan tanık Z. A.'ün sanığın savunmasındaki hususlarda dinlenilmesi ve özellikle diğer tanık Z. Ö. hakkında düzenlenen 07.07.2000 gün ve 839 sayılı sağlık kurulu raporunda sanık M.'nın imzasının bulunmaması nedeniyle, anılan rapora dayanak teşkil eden hasta tedavi evrakları getirtilerek, sanık M. tarafından düzenlenip düzenlenmediği araştırılıp gerektiğinde bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle ve suçun sübutu halinde eylemin memurun resmi belge de sahtecilik suçunu oluşturacağı da gözetilmeden suç vasfında yanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Sanık doktorlar İ. Y., İ. E., E. E. Y., U. A., Ç. T. ve E. A. hakkında hasta muayene etmeden reçete tanzim etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan davalarda; Sanık Eczacı N. U.'ın sahibi olup diğer sanık eşi V. U. ile sanık H. B.'ın kalfalığını yaptığı Yeni Ayhan Eczanesinde ve sanıklar N. ve V.'nin evlerinde 08.05.2001 günü yapılan aramalarda, dava dışı doktorlar tarafından imzalanmış ve farklı kişiler adına düzenlenmiş ve üzerlerine ilaç kupürleri yapıştırılmış sahte reçeteler ile yine ilaç kupürü yapıştırılmış ancak henüz doktor tarafından imzalanmamış reçeteler, farklı kişilere ait sevk kağıtları ile ev aramasında kutular içerisinde çeşitli firmalara ait çok sayıda ilaç kupürleri, ilaç kutuları ele geçirildiği ve yapılan soruşturma sonucunda 24.01.2002 günlü T.C Emekli Sandığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen rapora göre; reçetelerin sahte olarak düzenlendiğinin tespit edildiği ve tamamen sahte olarak düzenlenen reçetelerin Tablo 2'de sanık doktorların da yer aldığı ve kendileri tarafından düzenlendiği kabul edilen reçetelerin de aynı soruşturma raporunda Tablo 3'te gösterildiği; sanık doktorların gerek müfettiş beyanlarında gerekse mahkemedeki ifadelerinde anılan (Tablo 3) reçetelerin kendileri tarafından düzenlendiği ve kaşelerin de kendilerine ait olduğunu, ancak hasta muayene etmeden reçete tanzim etmiş olmalarının mümkün olmadığını, iş yoğunluğu sebebiyle bazen kimlik kontrolü yapamadıklarını ancak reçetelerin gerçek olduğunu savunmaları; anılan reçetelerdeki hastaların müfettiş tarafından alınan beyanlarında ise özetle reçetelerde belirtilen sağlık ocaklarına veya hastanelere gitmediklerini adı geçen sanık doktorlara muayene olmadıklarını ve reçetelerdeki ilaçları almadıklarını veya aldıkları ilaç dışında kullanmadıkları ilaçlarında yazılmış olduğunu beyan ettiklerinin anlaşılması ve soruşturma raporunda da, farklı görev yerlerinde çalışan sanık doktorlarca aynı hastaya yakın tarihlerde reçete düzenlendiğinin belirlenmesi karşısında, kendileri tarafından hasta muayene edilerek düzenlendiği sanık doktorlarca kabul edilen ve Tablo 3'te yer alan reçetelerde adı geçen kişilerin tanık olarak mahkemede dinlenmek suretiyle sanık doktorlara muayene olup olmadıkları, ilaç alıp almadıkları hususu sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının taktir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı,
4- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231 ve TCK. nun 7/2 maddeleri gereğince, sanıklar K. Ş. ve E. D. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre;
5- 765 sayılı TCK nun 354/1. maddesindeki hapis cezasının asgari haddinin 6 aydan az olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanıklar K. Ş. ve E. D. müdafii, sanık V. U. müdafii ve sanık M. G. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Sanık V. U. ve M. G.'ın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 19.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy