(5237 S. K. m. 43, 53, 204) (765 S. K. m. 522) (1412 S. K. m. 318)
Dava: Memurun Resmi Evrakta Sahteciliğine İştirak suçundan sanık Arslan Say'ın yapılan yargılaması sonunda, suç vasfındaki vaki değişiklik nedeniyle 5237 sayılı TCK. nun 204/1, 43 ve 53/1-a, b, c, d, e maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine dair Tokat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.04.2006 gün ve 2000/287 Esas, 2006/86 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının düzelterek onama isteyen 21.02.2007 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, sanık müdafiinin 09.06.2006 havale tarihli dilekçesi ile yasal süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, adli emanetin 2000/429 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin celbi sağlanıp incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği, temel cezanın asgari hadden tayini halinde 43 ve 53. maddelerin uygulanması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın sanık aleyhine olduğu da gözetilmeden resmi evrakta sahtecilik suçlarında yasal olarak uygulama yeri bulunmayan 765 sayılı TCK. nun 522. maddesi gereğince verilen cezada arttırım yapılarak 5237 sayılı Yasanın lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy