(5237 S. K. m. 61)
Gerçek Kişinin Resmi Evrakta Sahteciliği ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlarından sanık Recep Altın'ın yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.10.2006 gün ve 2006/256 Esas, 2006/384 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 3.1.2007 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın resmi evrakta sahtecilik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ve cezanın fazla olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şeklide oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ve cezanın fazla olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun; bankanın maddi varlığı sayılan çek kullanılarak bankanın aracı kılınmak suretiyle gerçekleştirildiğinin iddia olunması ve 17.7.2006 tarihli Denizbank Antalya/Yenihal şubesi müdürlüğünün yazısında adli emanetin 2006/2996 esasında kayıtlı bulunan ve tamamen sahte olduğu belirtilen 10.05.2006 keşide tarihli suça konu çekin mahkemece 27.07.2006 tarihli celsede getirtilerek bizzat incelenerek çek ile ilgili tüm unsurların mevcut olduğunun tespit olunarak iğfal kabiliyetine haiz olduğunun belirlenmesi karşısında, eylemi nitelikli dolandırıcılık olarak niteleyen mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
1- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 3.3.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere; önceden doğmuş bir borç veya oluşmuş bir zarar için hileli davranışlarda bulunulması halinde, borç veya zarar aldatıcı nitelikli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçu oluşmayacağı gibi, suçun oluşması için kullanılan hileli davranışların aldatıcı nitelikte olması, mağduru yanılgıya düşürmesi, aldatıcı mahiyetteki davranışlara ve yalanlara inanan mağdur tarafından sanığa veya bir başkasına haksız yarar sağlanması gerekmekte olup; somut olayda sanığın önceden borcu olduğu ve zaman kazanmak için katılana suça konu sahte çeki verdiğini savunması, katılanın da satmış olduğu ağaçları işyerine getirdiği ve teslim etmezden önce sanığın ortağının cirosunu da almak suretiyle söz konusu çeki aldığını belirtmesi karşısında, sanık ve katılanın beyanları arasında çelişki giderilerek suça konu çekin alınan mal karşılığında mı yoksa önceden doğmuş bir borcun ödenmesi için mi verildiği tespit olunduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
5237 Sayılı TCK. nun 61. maddesine 08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 20.06.2005 tarih ve 5377 Sayılı Kanunun 7. maddesi eklenen 8. fıkrasındaki Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur. hükmüne uyulmamak suretiyle fazla adli para cezasına hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy