(5237 S. K. m. 7, 155, 157, 204) (5271 S. K. m. 231) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunda noter kamu kurumu değilse de, Nüfus Müdürlüğüne ait nüfus cüzdanının kullanılması nedeniyle 5237 Sayılı TCK. nun 158/1-d. Maddesi uyarınca ceza tayin eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık E.Ç.'ye yüklenen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık, sanık A.K'ya yüklenen resmi belgede sahtecilik suçlarının sübutlarının kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıflarının tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş, sanık Erkan'ın dolandırıcılık suçu yönünden daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231.maddesinden yararlanamayacağı anlaşılmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin delil olmayıp lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık E.Ç. yönünden resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık sanık A.K'nın ise resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA,
2- Sanık A.K'nin dolandırıcılık sanık E.Ç.'nin güveni kötüye kullanma sanık B.D.'nin resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen sanıklar müdafilerinin temyizlerine gelince:
a) Suça konu aracın doğrudan doğruya sanık E.Ç'ye tevdi ve tesliminin bulunmadığı, aracın tesliminin ve teslime ilişkin sözleşmenin diğer sanıklardan B.D. ile yapıldığının anlaşılması karşısında sanık E.Ç.'ye atılı güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı ve kiraladığı aracı geri vermemek eylemi hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık B.D.'nin bu eylemi dışında diğer sanıklara yüklenen dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına iştirakini belirleyen araç kira sözleşmesi dışında delil bulunmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçeye dayanılarak sanık E.Ç. hakkında güveni kötüye kullanmak, sanık B.D. hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı,
b) 5237 sayılı TCK. nun 7/2.maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik CMK. nun 231.maddesi uyarınca sanık A.K. hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy