(5271 S. K. m. 34, 225, 231, 232) (1412 S. K. m. 321) (5320 S. K. m. 8) (5237 S. K. m. 157, 158)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.2.2007 gün, 46/39 ve 29.5.2007 gün, 114/113 Sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 Sayılı C.M.K.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, başvuru şekillerinin gösterilmediği anlaşıldığından, katılan şirket temsilcisinin, 20.2.2007 havale tarihli vaki temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I- Elde edilen delillerin sanık Z. Ş. E.'ın nitelikli dolandırıcılık suçundan hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan şirket temsilcisinin suçun sübuta erdiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle adı geçen sanık hakkındaki anılan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar İ. O. G. ve E. M. B. müdafilerinin, adı geçen sanıklar, katılan şirket temsilcisinin ise, tüm sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.3.1998 gün, 50/105, 1.6.1999 gün, 137/146, 10.10.2000 gün, 175/193, 23.10.2001 gün, 226/227 ve 30.5.2006 gün 173/145 Sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 Sayılı C.M.K.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesi o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 18.7.2006 gün ve 5336.1944.162 sayılı iddianamesi ile, sanıklar İ. O. G. ve E.M.B.'in, K. K. ve M. K. isimlerine düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanlarını kullanmak suretiyle kendilerini bu kişilermiş gibi tanıtıp, bu isimlere göre düzenledikleri 18 adet bono ve iki adet sözleşme ile katılan şirketten alışveriş yaparak dolandırıcılık suçunu işledikleri ve diğer sanık Z. Ş. E.'ın ise bu suça iştirak ettiğinden bahisle kamu davalarının açıldığı, aynı iddianamede sahtecilik suçundan ayrı bir soruşturmanın yürütüldüğünün belirtildiği, iddianamede tavsifi yapılan dolandırıcılık suçu ile bağlı kalınarak yargılamaya devamla karar verilmesi gerektiği, anlatıma göre, resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak davaya konu yapılmayan resmi belgede sahtecilik suçundan, sanıklar İhsan O. G. ve E. M. B.'in mahkumiyetlerine sanık Z. Ş. E.'ın beraatine hükmolunması,
III-Sanıklar İ. O. G. ve E. M. B. müdafileri ile katılan şirket temsilcisinin, adı geçen sanıklar haklarında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar İ. O. G. ve E. M. B. müdafilerinin suçun sübuta ermediğine, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, katılan şirket temsilcisinin sanıklara daha fazla ceza verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1- Sanıklar İ. O. G. ve E.M. B.'in, kamu kurumlarından olan nüfus müdürlüğünün maddi varlıklarından sayılan, K. K. ve M. K. isimlerine düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanlarını kullanmak suretiyle kendilerini bu kişilermiş gibi tanıtıp, bu isimlere göre düzenledikleri 18 adet bono ve iki adet sözleşme ile katılan şirketten alışveriş yaparak dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunması karşısında, eylemlerinin 5237 Sayılı T.C.K.nun 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 157. maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra, 8.2.2008 tarihli 26781 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 Sayılı C.M.K.nun 231. maddesi gereğince, sanıklar İ. O. G. ve E. M. B. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar İ. O. G. ve E. M. B. müdafiileri katılan şirket temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, adı geçen sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy