(1412 S. K. m. 311)
Dava: 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK. nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olup, eski hale getirme ve temyiz taleplerinin reddine ilişkin kararların hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu ve bu nedenle hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Hizmet sebebiyle emniyeti kötüye kullanmak suçundan sanık 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 510, 522/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İ. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2005 tarihli ve 2002/999 esas, 2005/1506 sayılı kararını, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir şeklindeki düzenlemeye ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Zaman bakımından uygulama başlıklı 7. maddesine nazaran lehe olan kanun hükümlerinin ayrı ayrı belirlenmek suretiyle net olarak tespitinden sonra hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde soyut olarak lehe olduğu kabul edilmek suretiyle 765 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca karar verilmesinde,
Yine sanığın eylemi ile ilgili olarak 765 Sayılı Kanun'un 510. maddesi uyarınca hapis cezasının asgari haddine karar verildikten sonra 522. maddesi uyarınca artırılmak suretiyle hüküm kurulmuş olması karşısında, 5237 Sayılı Kanun'un 155/2. maddesi uyarınca asgari haddi dikkate alındığında sanığın 1 yıl hapis ve 100,00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesi gerekeceği ve bu durumunda 5237 Sayılı Kanun hükümlerinin sanığın lehine olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 12.12.2006 gün ve 58895 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 19.01.2007 gün ve YE.2006323482 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Karar: Kanun yararına bozma kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına incelenmesi olanaksızdır.
Dosyanın incelenmesinde, sanığın vekil olarak atadığı Avukat huzurunda yapılan sorgusunu müteakip, müdafiinin duruşmaları takip etmemesi nedeniyle CMK.'nun 150. maddesi uyarınca baro başkanlığından müdafii görevlendirilmesinin istendiği, 30.11.2005 günlü oturumda sanık müdafii sıfatıyla bulunan, ancak dosyada görevlendirme yazısına rastlanılmayan Avukat huzurunda hüküm verilmesine karşın bu müdafii tarafından kararın temyiz edilmediği, müdafii Avukat da hükmün tebliğ edilmediği, 04.08.2006 günü infaza başlanması üzerine sanığın 09.08.2006 günlü eski hale getirme ve temyiz istemini içerir dilekçesini inceleyen mahkemenin 10.08.2006 gün ve 2002/999 müt. sayılı karar ile istemin reddine karar vermesi üzerine vaki itiraz sonucu mercii İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.08.2006 gün ve 2006/1871 müt. sayılı kararı ile de itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK. nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olup, eski hale getirme ve temyiz taleplerinin reddine ilişkin kararların hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu ve bu nedenle hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İ. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2005 gün ve 2002/999 Esas, 2005/1506 sayılı kararı henüz kesinleşmediğinden yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, temyiz incelemesi yapılmak üzere gereğinin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına İADESİNE, 31.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy