(765 S. K. m. 342, 522) (5237 S. K. m. 7, 53, 61, 204) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından sanık H. H. Ç.'in yapılan yargılaması sonunda: mahkumiyet ine dair Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.03.2007 gün ve 2003/22 Esas, 2007/92 Karar Sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş, dava evrakı C. Başsavcılığının düzelterek onama-bozma isteyen 05.07.2007 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
1- Dolandırıcılık suçuyla ilgili olarak 5237 sayılı Yasaya göre kurulan hükümde, 765 sayılı Yasanın 522. maddesinde yer alan düzenlemeye paralel olarak, 5237 Sayılı Yasanın 61/e maddesi uyarınca 158/1-j. maddesindeki temel cezanın tayininde alt ve üst sınırlar arasında takdir hakki kullanılarak temel ceza belirlenip kişiselleştirildikten sonra hüküm kurulması yerine, cezanın alt sınırdan tayin olunması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın dolandırıcılık suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun sabit olmadığına, suç unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin delil bulunmadığına, resmi belgede sahtecilik suçunun sabit olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sahte bono düzenlemek eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 342/1. maddesinde ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının kabul olunmasına göre; 765 Sayılı Kanunda yer almayıp, 5237 Sayılı TCK. nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu uygulanan güvenlik tedbirlerinin bulunması itibariyle 5237 Sayılı Yasanın sanık aleyhine olduğu gözetilmeden, sanığın cezasının 5237 Sayılı Yasaya göre hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 30.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy