(5237 S. K. m. 158) (193 S. K. m. 65, 66) (5271 S. K. m. 309)
Dolandırıcılık suçundan sanık Hüseyin hakkında yapılan yargılama sonucunda eylemin nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığından bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın nöbetçi Konya Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine dair Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.03.2007 tarihli ve 2006/56 Esas, 2007/304 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasına değişik iş sayılı kararın, tüm dosya kapsamına göre; emlakçilik yapan sanığın kooperatif üyesi olmadığı halde, kooperatif üyesi gibi davranarak hissesini müştekiye sattığı ve bedelini de aldığı anlaşılmakla, eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-i bendi kapsamında değerlendirilebileceği, bu değerlendirmenin de üst dereceli mahkeme olan ağır ceza mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 26.06.2007 gün ve 33542 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 10.08.2007 gün ve KYB. 2007148800 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Ayrıntıları dairemizin 23.05.2007 gün ve 2318-3612 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-i bendinde ...serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65/2. maddesinde serbest meslek faaliyeti Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır şeklinde tanımlanmış, aynı kanunun 66. maddesinde ise serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde, ifa edenler, serbest meslek erbabıdır denilmiştir. Böylece kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiştir. Bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekir.
Somut olayda ise; sanığın, yaptığı emlak komisyonculuğu işi karşılığında aldığı bedeller için Vergi Usul Kanunu gereğince serbest meslek makbuzu düzenlemeyip fatura düzenlemek zorunda bulunduğundan, emlak komisyonculuğu sıfatının yukarıdaki açıklamalar ışığı altında serbest meslek kavramı içinde değerlendirilemeyeceği, eyleminin dolandırıcılık suçunun basit halini oluşturacağı anlaşılmakla, Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.03.2007 gün ve 2006/56 Esas, 2007/304 Karar sayılı görevsizlik kararına yönelik itirazın kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.05.2007 gün ve 2007/231 değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik görülmediği cihetle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki istemin CMK'nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 12.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy