(5271 S. K. m. 170, 174, 309)
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler Cennet Yılmaz ve Ali Koç haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.09.2006 günlü ve 2006/14948 esas, 2006/23367-14166 s. iddianamenin 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2006 günlü ve 2006/552 iddianame değerlendirme s. kararına yönelik itirazın reddine ait Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2006 günlü ve 2006/416 değişik iş s. kararın, bütün dosya kapsamına göre, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.02.2006 günlü ve 2005/13135 esas, 2006/2163 s. ilamı ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 26.12.2005 günlü ve 2005/9494-14352 s. ilamında da belirtildiği üzere 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesi gereğince iddianamenin iade edilebilmesi için anılan maddedeki veya aynı Kanun'un 170. maddesindeki unsurları taşımaması gerektiği, mahkemesince şüphelilerin ifadesinin alınmamasının davanın gereksiz uzamasına, yargılama ekonomisi ve makul sürede yargılamanın yapılamayacağından ötürü Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırılık oluşturacağından bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği cihetle itirazın kabulü yerine yazılı biçimde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 S. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20.12.2006 tarih ve 60659 s. yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 30.01.2007 tarih ve YE.2006323410 s. ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İddianamenin iadesi nedenleri arasında şüphelinin dinlenmemesi yer almayıp, yüklenen suçu öğrenmesi ve lehine olan kanıtların belirlenip toplanması yönünden dinlenmesi gerekmekte ise de uzun süre kaçan, adresini gizleyen, hakkında yakalama kararı çıkarılan, kanıtların toplanmasını ve dava açılmasını engelleyen şüphelinin, kovuşturma evresinde kendisini savunması, delillerini sunması olanaklıdır.
Yakalanmayan şüphelinin mutlaka dinlenmesini aramak, davaların zamanaşımına uğramasına neden olabileceği gibi, Ceza Muhakemesi Kanununda yer alan sanığın yokluğunda karar verilmesine olanak tanıyan hükümleri ile gaipler ve kaçaklar hakkındaki yargılama usullerinin uygulanmasını da engelleyecektir.
Bu itibarla somut olayda; kamu davası açılması için yeterli şüphe mevcut olup, esaslı delillerin de toplandığı ve hakkında yakalama kararı da çıkarıldığı gözetilerek itirazın kabulü gerekirken yazılı biçimde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, yasa yararına bozma istemine dayanan ihbarnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmekle, Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2006 tarih ve 2006/552 iddianame değerlendirme s. kararına yönelik itirazın reddine, ilişkin, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2006 günlü ve 2006/416 değişik iş s. kararının CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereği mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy