(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 318) (765 S. K. m. 80) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Resmi belgede sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından sanık (hükümlü) R. T. hakkında yapılan yargılama sonunda, Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.07.2003 gün ve 2001/339 Esas, 2003/322 karar sayılı hükmüyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet kararının temyiz edilmeyerek kesinleştiği, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararının ise o yer C. Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından bozulması üzerine, aynı mahkeme tarafından verilen 28.05.2007 gün ve 2006/243 Esas, 2007/166 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık (hükümlü) müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın bozma-onama isteyen 23.11.2007 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, kesinleşen dolandırıcılık suçundan bozmadan sonra yapılan yargılama ve mahkumiyet kararının uyarlama yargılaması kabul edilip, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 Sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Müdafiinin, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Uyulan Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 19.04.2006 gün ve 2004/7720 esas, 2006/3974 sayılı bozma ilamında da belirtildiği gibi, sahte olarak düzenlenen her reçete için mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken koşulları gerçekleşmeyen 765 sayılı TCK.'nun 80. maddesinin uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun sabit olmadığına, ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Müdafiinin, hükümlü hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hükümlü müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
14.07.2003 gün ve 2001/339 Esas, 2003/322 karar sayılı hükmüyle verilen mahkumiyet kararının ertelenmesine karar verildiği halde, yapılan yeniden değerlendirme sonucu önceki hükmün değiştirilmeden aynen tayin edilmiş olması karşısında erteleme hususunun kazanılmış hak olarak kabulü gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasa'nın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy