(5237 S. K. m. 53, 168) (765 S. K. m. 523) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan sanık N. B. K.'ın yapılan yargılaması sonunda, resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine ve dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.11.2005 gün ve 2002/236 Esas, 2005/482 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 3.2.2007 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: I - Katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Eczacı olan sanığın kısa aralıklarla hastane ve sağlık ocaklarında muayene olmayan emeklilerin karnelerini kullanmak suretiyle reçete tanzim ettiği ya da ettirdiği, emekli karne sahiplerinin bilgisi dışında yazılan reçetelerdeki ilaçları sahiplerine vermediği, bir kısım ilaçları noksan verdiği, reçetelerde yazılı dozlarda değişiklik yaptığı, muadil verdiği reçetelere muadil kaşesi tatbik etmediği, son kullanma tarihi geçen ilaç kupürlerini reçetelere eklediği ve hekimlerin yazmadığı reçeteleri emekli sandığına fatura ettiğinin iddia edilmesine, reçete rahibi F. Ö.'ın 26.01.2001, 07.05.2001, 22.05.2001, 13.06.2001, reçete sahibi V. Y.'ın 14.05.2001 ve 22.05.2001 tarihli reçeteleri yazdırmadığını ve ilaçları almadığını, reçete sahibi L. İ.'in 29.05.2001 tarihli reçeteyi yazdırmadığını karneyi komşusuna verdiğini onun tedavi olup ilaçlarını sanığın işlettiği eczaneden aldığını ve reçete sahibi İ. B.'e ait 14.12.2001 tarihli reçetedeki ilaçların doktor A. K. tarafından yazılmadığının belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılabilmesi için öncelikle Dr. İ. B.'e ait reçete üzerindeki imza ve yazının anılan doktor da dinlenerek kendisine ait olup olmadığı, katılan kuruma ibraz edilen reçetelere doktor onayı olmadan ilaç ve sayı dozajlarında artırıcı tahrifatlar yapmak ve miadı geçmiş kupürlerin reçetelere eklenmesi ile ilgili olarak belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olup, suça konu reçeteler getirtilip, her biri mahkeme heyeti tarafından incelenip özellikleri zapta geçirilerek gerektiğinde, eczacı, doktor, ve grofoloji uzmanından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdii edilerek reçetelerde yazılı ilaç ve dozajlar ile ilavelerin, belirtilen hastalık için gerekli olup olmadığı, reçetelerde tahrifat yapılıp yapılmadığı, her bir reçetenin aldatma yeteneği ayrı ayrı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile bilirkişinin kendi uzmanlık dalı ile uyumlu olmayan ve her bir reçete yönünden ayrı ayrı inceleme içermeyen afaki, gerekçeden yoksun ve yetersiz raporuna dayanılarak yazılı şekilde beraat hükmü tesisi,
II- Sanık müdafilerinin dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
1- Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle 765 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğundan bahisle cezaların bu yasa gereğince tayininden sonra 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin tatbiki suretiyle karma uygulama yapılması,
2- Emekli Sandığının 23.5.2006 tarihli sanık müdafiine hitaben yazısında sanık N. B. K.'ın sağladığı haksız yararı ödendiğini bildirmesi karşısında 765 Sayılı TCK.nun 523 ve 5237 Sayılı Yasanın 168. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılıp tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy