(765 S. K. m. 59, 80, 342, 504, 522, 523) (647 S. K. m. 4, 5, 6) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Resmi Evrakta Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlarından sanıklar Ali Mete Kaymak, Hasan Ünal ve Köksal Günel'in bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda, 765 sayılı TCK. nun 342/1, 80 ve 59. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10'ar gün hapis, aynı Yasanın 504/7, 80, 522, 523/ilk, 59 ve 647 sayılı Yasanın 5. maddeleri gereğince 9 ay 1'er gün hapis ve 21.388.000.000'ar lira adli para cezaları ile mahkumiyetlerine dair Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.12.2005 gün ve 2005/301 Esas, 2005/332 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 2.02.2007 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, sanıklar müdafiilerinin 08.12.2005 ve 12.12.2005 tarihli dilekçeleri ile duruşmalı inceleme istemlerinin hükmolunan cezaların türleri ve sürelerine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; sanıkların olay tarihinde hangi prim kazanma usul ve esasları ile çalıştıklarının Bilim İlaç ve Hüsnü Arşen İlaç Anonim Şirketlerinden sorulması, Ankara 3. Noterliği tarafından 19.04.2000 tarihinde 000393 yevmiye numarası ile düzenlenen Düzenleme Tespit Tutanağında hazır bulunanlardan Nurgül Sezer'in tanık sıfatı ile dinlenmesi ve bu tutanağa konu ilaçların tespit edildiği yerlerin sanıklarla ne gibi alakası bulunduğu araştırılıp, ayrı ayrı cezai sorumlulukları da değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde yüklenen suçlardan mahkumiyetlerine hükmolunması,
Kabule göre de;
2- Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmeyerek sanıkların resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 765 sayılı Yasa hükümlerine göre mahkumiyetlerine hükmolunması,
3- Sanıklar hakkında 765 Sayılı Yasa ile hüküm kurulduğu ve dolandırıcılık suçundan dolayı hükmolunan sonuç hapis cezasını kısa süreli olması nedeniyle 647 Sayılı Yasanın 4. maddesini uygulanması mümkün iken yazılı şekilde Yasal olanak bulunmadığından 647 sayılı yasanın 4 ve 6 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, dair yasal olmayan gerekçeyle karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi gereğince kısmen istem gibi BOZULMASINA, 02.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy