(765 S. K. m. 347) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Yusuf
ın yapılan yargılaması sonunda, dolandırıcılık suçundan beraatına, özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2004 gün ve 2002/851 Esas, 2004/745 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii, katılan vekili, O yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama-bozma isteyen 06.10.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: I- Katılan vekili ile O yer C. Savcısının dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekili ile O yer Cumhuriyet Savcısının suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık müdafii ile katılan vekilinin sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan, sanık müdafiinin eksik soruşturma yapıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanığın aşamalarda suça konu belgede bahsi gecen işyerini önce katılanın babasından kızı adına kiraladığını, 1 yıl kiracı olarak kullandıktan sonra 31.12.2001 tarihinde katılan ile pazarlık yaparak satın alıp, parayı elden teslim ettiğinde yazılı belge aldığını, işyerini sattığını babasına söylememesi için katılanın kendisini tembihlediği yönündeki savunması, savunma tanığı Mustafa'nın malzeme almak için sanığın işyerine gittiğinde sanık ile katılanın kiralanan işyerinin on milyar lira bedelle satımı konusunda pazarlık yaparlarken gördüğünü, belge düzenlemek için işyerinin yazıhane bölümüne birlikte gittiklerini, suça konu belge konusunda bilgisinin olmadığını beyan etmesi karşısında; sanığın fiilinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. nun 347.maddesi kapsamında gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2- Kabule göre de;
Hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesi uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. ncı maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy