(765 S. K. m. 102, 104, 503) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Zekeriya E.'in 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 503/1. maddesi gereğince 2 yıl 4 ay hapis ve 154,00 Yeni Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, E. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2005 tarihli ve 2004/161 esas, 2005/127 sayılı kararın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi hükümleri karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun kanunda belirtilen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı Kanununu 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının; suçun işlendiği 08.09.1999 tarihi ile hükmün kesinleşme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilmek suretiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi yerine, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet kararı verilmiş olmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16.10.2007 gün ve 52133 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 21.11.2007 gün ve KYB.2007235004 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Karar: Hükümlünün sorgusunun yapıldığı 24.04.2000 tarihinden sonra verilen görevsizlik kararının Yargıtay Yüksek 5. Ceza Dairesince kaldırılması üzerine 29.12.2003 tarihinde ihzar müzekkeresi düzenlenmiş ve istinabe yolu ile 01.03.2004 tarihinde sorgusu icra edilmiş ise de bu işlemlerin sanık yararına olmak üzere görevsizlik kararına diyeceklerinin sorulması amacına yönelik olduğu saptanmıştır. Sanık yararına yapılan işlemlerin onun zararına sonuç doğurması olanaksızdır. Bu itibarla sonraki ihzar müzekkeresi ve sorgusunun dava zamanaşımını kesmediği kabul edilmiştir.
Sonuç: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; hükümlüye yüklenen dolandırıcılık suçunun kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve lehe olan 765 Sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan iddianame okunmak suretiyle ilk kez sorgusunun yapıldığı 24.04.2000 tarihinden hükmün verildiği 10.05.2005 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden duruşmaya devamla mahkûmiyetine kararı verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2005 gün ve 2004/161 Esas, 2005/127 sayılı kararının 5271 sayılı CMK. nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümlü hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, cezaların çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy