(1412 S. K. m. 102, 223) (5237 S. K. m. 66)
Dava: Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık H.A.'ın yapılan yargılaması sonunda, Beraatine dair İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 25.10.2004 gün ve 1998/102 Esas, 2004/345 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın bozma ve düşme isteyen 22.11.2007 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış dava ve kurulmuş hüküm bulunmadığı anlaşılmakla sahtecilik suçundan verilen kararla sınırlı yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Karar: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 01.04.1997 gün ve 65/73 sayılı kararında belirtildiği üzere 1412 sayılı CMUK.'nun 102/4 ve 223. maddelerinden herhangi birine dayanılarak verilen vicahi veya gıyabi tutuklama müzekkerelerin zaman aşımını keseceği, sanığın imza ve yazı örneklerinin alınması için 08.10.2001 tarihli oturumda çıkartılan gıyabi tutuklama müzekkeresinin de zamanaşımını kestiği cihetle; sorgudan itibaren inceleme tarihine kadar lehe olan 5237 sayılı TCK.'nun 66/1-e maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiğine ilişen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan sanığın hakkında mahkumiyet hükmü kurulan temyiz dışı sanık O.Ç. ile iştirak iradesi ile hareket edip staj yaptığı bölümde yatan hastalar A. K. ve A. A. adına bölüm doktorunun kaşe ve imzasını taklit ederek sahte reçeteler düzenlediğinin iddia olunmasına, sanığın aşamalardaki savunmasında diğer sanığı tanımadığını, suç tarihinde intern doktor olmayıp 5. sınıf öğrencisi olduğunu, yönetimin bildirmesi üzerine karakola gittiğinde olaydan bilgi sahibi olduğunu isim benzerliğinden hakkında dava açıldığını savunmasına karşın sanık O.'un savcılıktaki ifadesinde reçeteleri acilde intern olarak çalışan H. A. yada A. isimli doktorlardan aldığını savunmasına, imza ve kaşesi taklit edilen doktor C. D.'in fakültelerinde 3. sınıftan itibaren öğrencilerin yetiştirilmesi için kliniklerde çalıştırılmasına müsaade edildiğini beyan etmesine, suça konu 20.09.1997, 15.09.1997, 11.09.1997 tarihli reçetelerdeki yazı ve imzaların sanığa aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de protokol defteri kayıtları yönünden araştırma yapılmadığının, dosyada yüzleştirme yada teşhis tutanağının bulunmadığının anlaşılmasına göre, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek hiçimde belirlenebilmesi ve sanığın hukuki durumunun tayini bakımından; öncelikle reçetelerin protokol defterine kaydının bulunup bulunmadığı ve kayıtların sanığın eli ürünü olup olmadığı araştırılıp, gerektiğinde sanık O.'a reçeteleri kendisine veren kişinin sanık olup olmadığı teşhis ettirilip, suç tarihleri itibariyle fakültede aynı isimde başka öğrenci bulunup bulunmadığı da sorularak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden reçetelerdeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olmadığı yönündeki bilirkişi raporu ile yetinilerek eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy