(5237 S. K. m. 31, 52, 206, 267, 268) (765 S. K. m. 55, 343) (5271 S. K. m. 309) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan sanık O. A.'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206, 52/2. maddeleri gereğince 100 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2007 tarihli ve 2007/226-339 sayılı kararın; Dosya kapsamına göre, sanığın adli tahkikat sırasında gerçekte var olan kişinin kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle kimliği hakkında resmi mercilere yalan beyanda bulunmak olarak belirlenen eyleminin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesi kapsamında düzenlendiği, aynı Kanun'un 206/1. maddesinin, bildirilen kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan kişilere ait olması durumunda uygulama olanağının doğabileceği, bu sebeple hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 343/2. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesinin birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm içeren 765 sayılı Kanun'un 343/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, kayden 13.11.1988 doğumlu olup, suçun işlendiği 03.10.2004 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında 765 sayılı Kanun'un 55/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 09.11.2007 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-130-7134-2007/56922 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 14.12.2007 gün ve K.Y.B/2007256341 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Karar ve Sonuç: İncelenen dosya içeriğine göre, hükümlü hakkında 5252 sayılı Yasanın 9/3, maddesi uyarınca suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 TCK. nun lehe olduğundan bahisle anılan yasanın 206/1, 52/2. maddeleri ile ceza tayin olunması karşısında, 765 sayılı TCK'nun 55/3. maddesi tatbik olunarak karma uygulama yapılamayacağından kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamenin ikinci bendindeki bozma isteminin CMK'nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamenin birinci bendindeki istem yerinde bulunduğundan Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2007 gün ve 2007/226-339 sayılı kararının aleyhe sonuç doğurmamak koşuluyla CMK'nun 309/4-c maddesi uyarınca BOZULMASINA, kayden 13.11.1988 doğumlu olup, suçun işlendiği 03.10.2004 tarihinde 18 yaşını bitirmediği anlaşılan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nun 31/3. maddesinin uygulanmaması yönünden de CMK. nun 309. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy