(5237 S. K. m. 43, 52, 62, 206, 268) (5271 S. K. m. 234)
Dava: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyanda Bulunmak suçundan sanık A. A.'un yapılan yargılaması sonunda, 5237 sayılı TCK. nun 206, 43/1, 62/1 ve 52/2-6. maddeleri gereğince 1.860 Yeni Türk Lirası adli para cezasıyla mahkumiyetine dair Sarıoğlan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 29.03.2006 gün ve 2005/61 Esas, 2006/20 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer ve üst C. Savcıları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının red isteyen 16.06.2008 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere, tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay'ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması, o yer ve üst C. Savcılarının temyizlerinin de suç vasfına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki red isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın, hırsızlık suçundan yakalandığı sırada, ağabeyi A. A.'un kimlik bilgilerini kullandığı, bu isimle tutanak düzenlenip soruşturma başlatıldığının iddia olunması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK. nun 268. maddesinde öngörülen iftira suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu ve CMK. nun 234. maddesinin görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, o yer ve üst C. Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy