(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 102) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321, 322)
Karar: 1- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4 maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 03.05.2005 ve 22.09.2005 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında dolandırıcılık sucundan acılan kamu davasının 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Katılan vekilinin, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyizine gelince;
Borçlusu katılan M. S. olarak görünen ve 25.07.2003 tarihinde protesto edilip, 30.07.2003 tarihinde ihtiyati haciz kararına konu edilen, 31.07.2003 tarihinde de icra takibine konulan, kambiyo senedi vasfını haiz suça konu senetteki borçlu imzasının katılan M. S.'nin elinden çıkmadığının, katılana ait örnek imzanın model alınarak takliden atılmış olduğunun, karalanmak suretiyle iptal edilen 3.ciranta imzasının sanık Ö. İ.'e, 4.ciranta imzasının da sanık B. A.'ya ait olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, senedin arkasına 3.ciranta olarak isim ve imzasını yazıp, sonra da karalamak suretiyle cirosunu iptal eden sanık Ömer İ.'in, dosyada bulunan 20.03.2002 tarihli kira kontratına göre bir süre katılanın kiracısı olması nedeniyle katılan ile ilişkisi olduğu, senedin 4.cirantası olan ve icra takibinde bulunan diğer sanık B. A.'nun, ... senedi Ö. getirdi, tanıdığın avukat var mı? diye sordu, birlikte Av. F. P.'ye gittik, senedi önce Ö. imzaladı, sonra karaladı, çok rica ettiği için ondan sonra da ben imzaladım... şeklinde savunması dışında senedi diğer sanık Ö.'den ciro yoluyla devralmasını gerektirecek hukuken geçerli her hangi bir sebep ileri sürmeden, hatır için ciro ettiğine dair hayatın olağan akışına uygun olmayan beyanının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu da gözetilerek, senette 1. ve 2. ciranta olarak isimleri bulunan M. Ç. ve H. K.'ın gerçek kişi olup olmadıklarının, icra dosyası ile ihtiyati haciz dosyası da incelenerek, bu dosyalarda kimlik bilgileri ve adresleri bulunup bulunmadığı, kendilerine tebligat yapılıp yapılmadığının araştırılıp, gerekirse zabıta araştırması da yaptırılarak gerçek kişi olup olmadıklarının tespit, gerçek kişi olduklarının belirlenmesi halinde beyanlarının alınması, ciro imza ve yazılarının kendilerine ait olup olmadığı sorularak, kendilerine ait olduğunu belirtmeleri halinde senedin ellerine ne şekilde geçtiğinin sorulmasından sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine, sanık Ö.'in bizzat kullandığı yönünde iddianın kanıtlanamadığı, diğer sanık B.'ın ise suç işlemek kastı ile hareket ettiği yönünde kasıt unsuru oluşmadığından bahisle beraatlerine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY. nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy