(5271 S. K. m. 231) (5326 S. K. m. 40) (5271 S. K. 157, 206)
Dava ve Karar: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve yalan beyanda bulunmak suçlarından sanık A.Y.'ın yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.09.2007 gün ve 2007/101 Esas, 2007/154 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 13.02.2008 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
1- Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan ceza miktarı ve daha önceden kasıtlı başka suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezaya artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın sübutun bulunmadığına, eksik araştırma yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Yalan beyanda bulunmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
TCK. nun 206. maddesinde yazılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçunun oluşması için; kişinin açıklamaları üzerine yetkili kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması diğer bir anlatımla beyanın doğruluğunun düzenlenen resmi belge ile ispat edilmesi gerektiğinden, noterde vekaletname düzenlenmesi sırasında sanığın hazır olup beyanda bulunmasının zorunlu olmaması gözetilerek ve belediyeye başvurması üzerine ne gibi işlemler yapıldığı, verilen vekaletnamenin üzerine bir tutanak düzenlenip düzenlenmediği, sanığın imzasını taşıyan bir belge bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre Kabahatler Kanununun 40. maddesi de değerlendirilerek hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şeklide hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy