(5271 S. K. m. 170, 174, 309) (5237 S. K. m. 158, 204)
Dava: Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından şüpheliler haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.02.2008 tarihli ve 2005/15558 soruşturma, 2008/1109-59 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2008 tarihli ve 2008/60 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Kütahya Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarihli ve 2008/354 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesince, sahte olduğu iddia edilen belgelerin tamamının nelerden ibaret olduğunun gösterilmediği emanet makbuzu içeriğinde belirtilen belgeler dışında başkaca belge var ise asıllarının temin edilerek, tüm belgelerin fotokopi olup olmadığının, fotokopi ise tasdik olup olmadıklarının aldatma kabiliyeti olup olmadığının tespit edilmediği, dolandırıcılık iddiasının değerinin belirtilmediği, değişik tarihlerde bankalara karşı eylemlerden dolayı dava açılmasına rağmen gerçek içtima kurallarının göz ardı edildiği gerekçeleriyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesince belirtilen hususların iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. hükmü uyarınca Cumhuriyet Savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet Savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, iade sebebi olarak gösterilen eksikliklerin mahkemesince giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle,
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 20.06.2008 gün ve 2008/35432 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 15.07.2008 gün ve KYB.2008/138701 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Sonuç: Kanun Yararına bozma düşüncesine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2008 gün ve 2008/60 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Kütahya Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 gün ve 2008/354 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy