(5237 S. K. m. 7, 61, 157, 158) (765 S. K. m. 79, 504) (5271 S. K. m. 231) (5252 S. K. m. 9) (6762 S. K. m. 692) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık I. A.'ın yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.05.2007 gün ve 2002/134 Esas, 2007/147 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma - düzeltilerek onama isteyen 21.02.2008 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın bankanın maddi varlığı olan çeki kullanarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere fiilin 5237 sayılı TCK. nun 158/1/f (765 sayılı TCK. nun 504/3.) maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı yasanın 157/1. maddesi ile hüküm kurulması, anılan yasanın 61. maddesi uyarınca dolandırıcılık suçlarından elde edilen haksız menfaatin miktarı gözetilerek hapis cezasının alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetsizlikleri, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı indirici sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığa verilen sonuç 20 adli gün para cezasının 20 YTL'den çevrilmesi halinde 400 YTL adli para cezası yaptığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki 1000 YTL ibarelerinin çıkarılarak yerlerine 400 YTL denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
Keşide yerinin bulunmaması nedeniyle TTK nun 692. maddesindeki zorunlu unsuru taşımayan suça konu çekin, resmi belge olmayıp özel belge niteliğinde bulunduğu ve özel belgenin de suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK nun 79. maddesi delaletiyle yüklenen dolandırıcılık suçunun unsuru olduğu gözetilmeden yazılı şekilde ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan da hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy