(5237 S. K. m. 155) (5271 S. K. m. 253, 254) (7201 S. K. m. 35)
Dava: Yokluğunda verilen kararın sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca 02.04.2008 tarihinde yapılan tebliğ işlemi, belirtilen adreste daha önce sanığa tebligat yapılmamış olması nedeniyle usulsüz olup temyizin süresinde yapıldığı anlaşılmakla Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.4.2008 tarih ve 2005/614 Esas, 2008/109 sayılı red kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Şikayetçinin cep telefonunu bir görüşme yapıp iade etmek üzere kısa bir süre için aldıktan sonra olay yerinden uzaklaşarak geri vermemekten ibaret eylemin, zilyetliğin devredilmemesi nedeniyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; güveni kötüye kullanma suçunun şikayete bağlı olması nedeniyle karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 5271 sayılı CMK. nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 02.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy