(5237 S. K. m. 7, 53, 61) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 29, 102, 342, 522) (5230 S. K. m. 8) (5271 S. K. m. 231)
Dava: I- Sanıklar A. Ç. ve O. G. haklarında, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelen katılan vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin suçun sabit olduğuna, eksik inceleme yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar A. Ç. ve O. G. haklarında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde ise;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun kanunda gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, en son kesici işlemler olan sanıkların sorgularının yapıldığı 10.10.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 765 Sayılı TCK. nun 102/4 maddesi uyarınca istem gibi ORTADAN KALDIRILMASINA,
III- Sanık M. Ö. hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan, katılan vekilinin ise eksik inceleme yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak:
1- Resmi evrakta sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK. nun 342/1. maddesi ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi uyarınca alt sınırdan uygulama yapılması halinde, ceza miktarlarının aynı olmasına karşılık 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı TCK.nunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK. nun 61. maddesine göre, 1.6.2005 tarihinden önce yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 29. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde esas alınmayıp 522. maddesi gereğince cezanın arttırılması gereken sağlanan haksız menfaatin değerinin dolandırıcılık suçunun temel cezasının belirlenmesi sırasında dikkate alınıp temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi,
3- Kasten işlenmiş suçlardan dolayı hapis cezasına mahkumiyetlerin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinin uygulanmaması,
4- Hükümlerden sonra, 8.2.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK. nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceğinin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy