(5237 S. K. m. 7, 204) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 102) (5271 S. K. m. 193) (YCGK. 19.11.2002 T. 2002/6-272 E. 2002/402 K.) (YCGK. 27.11.2007 T. 2007/7-248 E. 2007/251 K.)
Gereği Düşünüldü:
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının; sanık M. B.'un hakkında çıkartılan gıyabi tevkif müzekkere, diğer sanıkların sorgularının yapıldığı tarihlerden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.11.2002 gün ve 272/402 ve 27.11.2007 gün, 248/251 sayılı kararları ile uyum gösteren diğer Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasası'nda mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 1412 Sayılı CUMK. nun 223/son maddesi ile buna paralel hüküm içeren ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı CMK. nun 193/2. maddesinin, beraat kararı yönünden dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sanık M. B.'un sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanık ile birlikte delil takdirine girilmek suretiyle tüm sanıklar haklarında beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy