(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 102, 104) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321)
Dava: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 8. maddesindeki İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vaki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların altları ilgililer ve icra memuru veya muavini veya katibi tarafından imzalanır. ve aynı yasanın 102/1. maddesindeki Taşınır bir malı haciz için mahallinde bir tutanak tutulur.
Zabıt varakasında alacaklı ve borçlunun isim ve şöhretleri, alacağın miktarı, haczin hangi gün ve saatte yapıldığı, haczedilen mallar ve takdir edilen kıymetleri ve varsa üçüncü şahısların iddiaları yazılır ve haczi icra eden memur tarafından imza edilir. hükümleri karşısında; tamamlanmış haciz tutanağından bahsedebilmek için tüm beyanların belge içeriğine dercedilmesi ve beyan sahipleri ile tutanağı tanzim eden memurun imzasını atması gerektiği, somut olayda ise henüz haciz tutanağının tamamlanmadığı için bu haliyle tutanağın belge niteliği kazanmadığı bir sırada, sanığın tutanağın bir kısmını yırtıp tutanağı haciz memuruna iade ettiği, daha sonra haciz işlemine aynı tutanak üzerinden devam edilerek haciz işleminin tamamlandığı anlaşıldığından, tutanağın yırtıldığında henüz belge niteliği kazanmaması nedeniyle resmi belgeyi yok etme suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, ancak bu tutanağı düzenlemekle görevli icra memurunun görevini ifası sırasında sanığın tutanağın bir bölümünü yırtması eyleminin memura etkin direnme suçunu oluşturacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
Karar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığın eylemine uyan Memura etkin direnme suçunun yasada gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının,
Sonuç: 10.03.2003 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.11.2011 günü oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
AYDIN
2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
ESAS NO: 2004/867
KARAR NO: 2006/323
SUÇ: Resmi Belgeyi Bozma, Yok Etme veya Gizleme
SUÇ TARİHİ: 10/03/2003
KARAR TARİHİ: 12/06/2006
Aydın C.Başsavcılığının 09.03.2004 gün ve 2004/867 esas sayılı iddianamesi ile mahkememize açılan kamu davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın haciz işlemi sırasında haczedilen koyunların kendisine ait olduğunu beyan eden H. Y. isimli şahsın isminin ve imzasının bulunduğu yeri yırttığı, resmi evrakta tahrif suçunu işlediği, eylemine uyan 765 s.TCK nun 348 yollaması ile 342/2, 31, 33 md leri gereğince cezalandırılması istenilmiştir.
İddia makamı mütalaasında; sanığın koyunları üzerindeki haciz işlemi sırasında tutanağı okuyacağım diye alıp, H. Y.'un isim ve imzasının bulunduğu yeri yırttığı, sanığın eylemine uyan 5237 s.k nun 205 ve 53 md leri gereğince cezalandırılması talep ve mütalaa olunmuştur.
Sanık savunmasında; suçu kabul etmediğini, bir borcundan dolayı müşteki A. H. İ. isimli şahsın çiftliğe hacze gittiğini, kendisinin bundan haberi olunca haciz mahalline gittiğini, haczedilen koyunların kendisine ait olmadığını söylediğini, kendisi gelmeden öncem tutulan haciz tutanağında ne yazıldığını öğrenmek için okumak istediğini, bu sırada tutanağı çekerken köşesinden yırtıldığını, suç kastı olmadığını savunmuştur.
Müşteki beyanında, İcra Memuru olarak haciz yapmaya gittiğini, gerekli haciz işlemlerini yaptığını, borçlu M. D.'nin haciz zaptını okumak maksadı ile elinden aldığını, bu sırada H. Y.'un beyanı ve imzası bulunan yeri yırttığını, bunun üzerine tekrar yeniden haciz yaptıklarını, herhangi bir şahsi şikayetinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Tanık H. Y. yeminli beyanında, olay sırasında çay servisi yaptığını, görevli memur ile sanık arasında bir münakaşa olduğunu, kağıdı kimin yırtığını görmediğini beyan etmiştir.
İddia, savunma, Kuşadası icra müdürlüğüne ait 2002/4434 sayılı icra dosyası, dosyada bulunan haciz tutanağı ve dosyadaki tüm delillere göre, sanığın borcu için Davutlar Beldesindeki çiftliğe hacze gidildiği, burada bulunan sanığa ait koyunların tespit edilip, haczedildiği, hayvanların başında bulunan tanık H. Y.'un koyunların borçluya ait olduğuna ilişkin beyanının haciz tutanağına geçildiği, altına imzasının alındığı, bu esnada haciz mahalline sonradan gelen borçlu sanığın okumak bahanesi ile icra memurunun elinden aldığı, resmi belge niteliğindeki haciz tutanağında H. Y.'un beyanı ve imzasının bulunduğu kısmı yırttığı, suçun bu şekilde sabit olduğu, suç tarihinden sonra 5237 s.TCK nun yürürlüğe girdiği, bu kanunun sanık lehine olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 s.TCK uygulansa idi;
a) 765 s.TCK uyarınca sanığın eylemine uyan 342/2 md uyarınca kişiliği ve sosyal durumu nazara alınarak 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) 5237 s.k uyarınca eylem değerlendirildiğinde eylemine uyan 205/1 md uyarınca sanığın kişiliği ve suç işleme biçimi nazara alınarak taktiren 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. md nin a, b, c, d, e md.lerinde sayılan haklardan mahkumiyet süresince yoksun bırakılmasına karar verilmesinin gerektiği,
Yukarıdaki her iki hükmü bir biri ile kıyaslandığında, 765 s.TCK daki hükmün daha fazla cezayı gerektirdiği anlaşıldığından 5237 s.k uyarınca hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
5237 s.k nun 7/2, 5335 s.k nun 5 ve 6, 5252 s.k nun 22 md si göz önüne alınarak;
1- Sanık M. D.'nin resmi belge sayılan haciz tutanağını yırttığı sabit olmakla, eylemine uyan 5237 S.K. 205/1 md uyarınca olayın işleniş biçimi, gelişimi göz önüne alınarak 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Dosya içeriğine göre sanık hakkında TCK 62. md sinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
TCK 53/1-a-b-c-d-e md sinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasının aynı madde 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına Sanığın dosya içeriğine göre kişiliği, olayın gelişimi göz önüne alınarak TCK 50 ve 51 md sinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
2- Dökümü gösterilen 6.60.YTL masrafın sanıktan alınmasına,
3- Karar kesinleşince suça konu haciz tutanağı başlıklı belgenin dosyada delil olarak saklanmasına,
4- Müşteki şikayetçi olmadığından kararın kendisine tebliğine gerek olmadığına,
Dair, müşteki ve sanığın yokluğunda, sanık müdafisi Av H. İ.'ın yüzüne karşı C.Savcısı E. Y. huzurunda mütalaaya uygun tefhim yada tebliğden itibaren 7 gün içinde Yargıtay'a hitaben yazılacak dilekçe ile temyiz yolu açık olarak oy birliği ile verilen karar ve hüküm fıkrası açıkça okundu gerekçesi ana hatları ile anlatıldı.12.06.2006 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy