(5271 S. K. m. 230) (5252 S. K. m. 6, 9) (765 S. K. m. 503) (5237 S. K. m. 53, 62, 157, 204) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321)
Dava ve Karar: Ceza Genel Kurulunun 07.02.2006 gün ve 11/12 sayılı kararında açıklandığı gibi kararın kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olduğu kabul olunan 5237 sayılı yasaya göre kurulacak mahkumiyet hükmünün gerekçesinde 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının 230. maddesine uygun biçimde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, nitelendirilmesi, ceza yasasında öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve cezaya mahkumiyet yerine ya da yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine veya adli para cezası yada tedbirlerden birine çevrilmesine, ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına yahut bu hususlara ilişkin istemlerin reddine dair dayanaklar ile yeni hükmün kesinleşmesi üzerine önceki kararın infaza esas alınacak hüküm bölümü ortadan kalkıp geçerliliği sona ereceği için, önceki hükümdeki yargılama giderlerinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama kararında da aynen gösterilmesi gerektiği ve hükümlünün sahte çek düzenleyerek mal aldığı şikayetçiye vermesi eylemiyle ilgili olarak, kesinleşmiş hükümden sonra yürürlüğe giren 5252 Sayılı kanunun 9/3. maddesi uyarınca; dolandırıcılık suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK. nun 503. ve ilgili diğer maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun 157. ve müteakip maddeleri ayrı ayrı uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların kararın gerekçe bölümünde birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenerek hüküm kurulması gerektiği halde uygulamalı karşılaştırma yapılmadan ve 5252 Sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince ağır hapsin hapse dönüştürülmesinin zorunlu olması karşısında sahtecilik suçunda 765 ve 5237 sayılı Yasalarla tayin olunan sonuç cezaların aynı sürede olması ve 5237 Sayılı TCK. nun 53. maddesi uyarınca ayrıca hak yoksunluğuna hükmedilmesi nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 204/1, 62. maddelerinin hükümlü aleyhine olduğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy