(5237 S. K. m. 7, 53, 58, 244, 269) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Sanık K. S.ın Dolandırıcılık suçundan, diğer sanık S. Ç.'un Resmi Belgede Sahtecilik, İftira ve 6136 Sayılı Yasaya Aykırılık suçlarından yapılan yargılamaları sonunda: mahkumiyetlerine dair Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.07.2007 gün ve 2006/173 Esas, 2007/191 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 15.01.2008 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü;
I-) Sanık S. Ç. müdafiinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
A. C. Ç. adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini kullanan ve yakalandığında bu kimlik ile beyanda bulunup tutuklanan sanığın, kimlik bilgilerinin ayrıntıları hakkında çelişkili beyanlarda bulunmuş nedeniyle şüphelenilerek yapılan araştırmada gerçek kimliğinin tespit edilmiş karşısında; sanığın kendiliğinden iftirasından dönmediği bu nedenle 5237 Sayılı TCK.nun 269. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, suç tarihi ile sabıka kaydındaki bilgilere göre koşulları oluştuğundan 5237 Sayılı TCK.nun 58/6-7 maddelerinin uygulanmasında ve aynı yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kararında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan tebliğnamedeki bu hususlara ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın resmi belgede sahtecilik, ruhsatsız tabanca taşımak ve iftira suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik soruşturmayla karar verildiğine, teşdit gerekçelerinin yerinde olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-) Sanık K. S.müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyizine gelince;
Kararda TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hakları kullanmaktan yoksun bırakılma süresi açıkça gösterilmemiş ise de, 1. fıkranın (c) bendindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanmaktan şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılacağının infaz sırasında dikkate alınması mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Dolandırıcılık suçunda unsur olan hileli davranışların gerçek kişiye yönelmesi ve bunun sonunda onun veya başkasının malvarlığı aleyhine sanığın veya başkasının yararına haksız bir menfaat sağlanması gerekeceği somut olayda ise, sanığın mağdur M. A.'ın Yapı Kredi Bankası Çemenzar şubesindeki hesabına ait internet şifresini kırarak, 21.11.2006 tarihinde hesapta bulunan 4.500 YTL'yi İskenderun'da bulunan V. Ç.'den aldığı bilgisayar bedeli olarak havale etmesi, 22.11.2006 günü ise 3.700 YTL'yi İstanbul İli Beşiktaş ilçesinde bulunan T. A'dan sipariş ettiği televizyon bedeli olarak aynı yöntemle havale etmesinden ibaret eyleminde, gerçek kişiye yönelen hileli bir hareket bulunmaması nedeniyle fiilin zincirleme şekilde 5237 Sayılı TCK.nun 244/4 maddesine uygun bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suretiyle haksız çıkar sağlama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde bilişim sistemlerinin aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, yasaya aykırı;
2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasanın 562. maddesi ve TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca sonuç cezalar açısından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 10.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy