(765 S. K. m. 80) (5237 S. K. m. 43) (YCGK. 18.03.2008 T. 2008/9-7 E. 2008/56 K.)
Resmi Belgede Sahtecilik suçundan sanık Yüksel
.nın yapılan yargılaması sonunda: mahkumiyetine, dair Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.11.2006 gün, 2004/540 Esas, 2006/473 Karar sayılı hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafi tarafından istenilmesi üzerine, temyiz talebinin reddine dair aynı mahkemesince verilen 27.03.2007 gün aynı sayılı ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi süresi içinde sanık müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen 07.04.2008 tarihli tebliğinamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafie yapılmış bulunan tefhim veya tebliği kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı cihetle ve dosya kapsamından da, sanığın kendisine müdafii atandığından haberdar olduğuna ilişkin bir bilgi veya belgeye rastlanmadığından temyizin süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla, yerel mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 27.03.2007 gün ve 2004/540 Esas, 2006/473 Karar sayılı ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdire göre sanık müdafiinin yeri de görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Suça konu iki adet çekin sanık tarafından sahte olarak düzenlenip aynı anda icra takibine konulmasından ibaret olayda, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK. nun 80.maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 Sayılı TCK. nun 43.maddesinin uygulanabilmesi için bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü ile bu hususun temel cezanın tayininde gözetilmesi ve olayda 2004. maddenin 3.fıkrasının uygulama yeri bulunmadığı da nazara alınarak, cezanın kişiselleştirilmesinden sonra lehe yasanın tesbiti gerekirken, zorunlu müdafii atandığı da sanığa bildirilmeden 5237 Sayılı Yasanın 43. maddesinin aleyhe olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CUMK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy