(5237 S. K. m. 7, 155, 157) (765 S. K. m. 503, 508) (5271 S. K. m. 231, 237) (1412 S. K. m. 365)
Dava: I- Şikayetçi şirket adına vekilinin dosyaya sunduğu 11.11.2002 havale tarihli müdahale dilekçesinde sanık H.'ın ismine yer verdiği, sanık N.'ı da kapsar bir istemin bulunmadığı, iade işlemi öncesi yargılama aşamasında yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK. nun 365 ve devamı maddeleri uyarınca usulüne uygun başkaca bir başvuru olmadığı, iade işlemi sonrası yargılama aşamasında da 5271 sayılı CMK. nun 237 ve devamı maddelerine göre kamu davasına katılma işleminin gerçekleşmediği bu suretle sanık N. yönünden müdahil sıfatının kazanılmadığı anlaşıldığından; şikayetçi şirket vekilinin 25.1.2006 havale tarihli dilekçesiyle vaki anılan sanığa yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanık H. hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 765 sayılı TCK. nun ve 5237 sayılı TCK. nun somut olaya ilişkin ilgili hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar değerlendirilmek suretiyle lehe kanun belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin eksik soruşturma ve inceleme yapıldığına, teşdit uygulamasının ve 43. madde tatbikinin yanlış olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, katılan vekilinin ise uygulamaların yanlış ve cezanın az olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik üst C. Savcısı, sanık H. A. müdafii ve sanık H. A. yönünden katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK. nun 231 ve TCK. nun 7/2. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, üst C. Savcısı, sanık H. müdafii ve sanık H. yönünden katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy