(765 S. K. m. 525) (5237 S. K. m. 245)
Dava ve Karar: I- Sanık A. T. hakkındaki beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan temyizinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık M. T. hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince,
1- Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında olay günü işyerinde olduğu sırada yabancı uyruklu 3 kişi ile bir tercümanın geldiğini, bu şahıslara kumaş sattığını, gerekli kontrolleri yaptıktan sonra POS cihazından bu şahısların verdiği kredi kartlarını geçirdiğini, satış sonrası faturalarını da kestiğini ayrıca bu kişilerin pasaport fotokopilerini aldığını beyan etmesine, olay günü sanığın işyerinden kart ile alışveriş yapan kişilere ait pasaport fotokopilerinin bulunmasına, dava konusu yapılmayan 5404 6323 2900 .... nolu bir kredi kartının da kullanıldığı, bu kartın sahteliğinin iddia edilmediği ve katılan banka her ne kadar dava konusu 4263 9303 3501 .... ve 4921 8186 5527 .... nolu Natonal Westminister Bank PLC ile Loyds TSB Bank PLC bankalarına ait gözüken kredi kartlarının sahte olduğuna ilişkin anılan bankalardan temin edildiği belirtilen 17.09.2001 tarihli fotokopi evrakı ibraz etmiş ise de, gerek evrak içeriği, gerekse sanığın ortağı olduğu şirket ile katılan banka arasında Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen dava dosyasına ibraz edilen 14.10.2003 havale tarihli ve 03.01.2005 günlü bilirkişi raporlarında anılan kartların sahte olduğunun belirtilmediği kartlarla yapılan alışveriş sonrası düzenlenen sliplerdeki yazıların ise Adli Tıp Kurumu raporuna göre sanığın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, diğer yandan hazırlık aşamasında A. K.'den alınan 09.12.2003 havale tarihli bilirkişi raporunda 2001 yılında sanığın sahibi olduğu firmanın kumaş alımının bulunduğu ve alış faturalarının işlendiğinin tespit edildiği ancak aynı bilirkişi raporunda sanığın yabancı uyruklu kişilere yaptığı kartla satış sonrası tanzim ettiği 3 adet faturanın kayıt dışı bırakıldığı belirtilmişse de, şirket belgeleri üzerinde Vergi Denetmenince yapılan denetim sonucu tutulan 30.01.2004 tarihli tutanakta, yapılan satışlar sonucu düzenlenen 16.09.2001 günlü faturaların defter kayıtlarının gösterildiği, Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesinin 2006/391 Esasında kayıtlı suça konu kartlar ile yapılan alışveriş nedeniyle şirket hesabına yatan paraya bankaca daha sonra konan blokenin kaldırılmasına ilişkin davada ise sanığın sahibi olduğu şirket lehine karar verildiği anlaşılmakla; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi açısından, öncelikle pasaportları bulunan kişiler adına yabancı bankalardan kredi kartı verilip verilmediği, olayda kullanılan kartların sahte olup olmadığının araştırılması, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin anılan dosyasının kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmişse onaylı karar örneğinin celbi ile satış sonrası düzenlenen faturaların kayıt dışı bırakılıp bırakılmadığına ilişkin bilirkişi A. K.'in beyanı ile Vergi Denetmenince düzenlenen tutanaktaki çelişkinin yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile giderilmesi sağlandıktan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için 765 Sayılı TCK.nun hile ve desise ile 5237 Sayılı TCK.'daki hilenin gerçek kişiye yöneltilerek aldatılması ve bu işlemler sonucunda onun veya başkasının zararına olarak sanığın veya bir başkasının lehine haksız yarar sağlanması gerekli olup, somut olayda; sanığın kendine ait POS cihazında sahte kredi kartı ile işlem yaptığının iddia ve kabul olunması karşısında, gerçek kişiye yöneltilen hile ve desise bulunmadığından yüklenen fiilin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK.nun 525/b-2 (5237 sayılı Yasanın 245/3) maddesinde öngörülen bilişim suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy