(5237 S. K. m. 7, 43, 58, 73, 155, 205) (5271 S. K. m. 231, 253, 254)
Dava: Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından sanık B.'in yapılan yargılaması sonunda, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik ile değişen suç vasfına göre güveni kötüye kullanma suçlarından mahkumiyetine dair İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 23.11.2007 gün, 2007/320 Esas, 2007/721 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama-bozma isteyen 08.06.2008 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sanığın, işe girmek için başvuran katılan T.'a ait nüfus cüzdanını alarak kendi fotoğrafını yapıştırdığı olayda İzmir Kriminal Polis laboratuarının ekspertiz raporu ve mahkeme gözlemiyle belgenin iğfal kabiliyetini haiz olmadığının ancak kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle gerçek bir nüfus cüzdanını bozduğunun saptanması karşısında, eylemin TCK. nun 205. maddesinde öngörülen gerçek bir resmi belgeyi bozmak suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki resmi evrakta sahtecilik suçundan beraat hükmü tesis edilmesi gerektiğine, katılan Jale'nin duruşmadaki anlatımı ve dosya içeriğine göre suça konu cep telefonunun kısa bir konuşma için verilmeyip bir müddet kullanılmak üzere tevdi olunması karşısında eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğuna ilişkin düşünceye iştirak olunmamıştır.
I- Sanığın; katılan T. 'a yönelik gerçek bir resmi belgeyi bozmak, katılan İ.'e yönelik dolandırıcılık, şikayetçiler T., Ş., Z. ile katılan A.'e yönelik dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Kasıtlı bir suçtan daha önce mahkum olması nedeniyle 5728 Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın suç vasfına ve suçun unsurlarının oluşmadığına yönelen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Sanığın katılan İ.'e yönelik resmi belgede sahtecilik, M.'i dolandırmak ve Jale'ye ilişkin güveni kötüye kullanmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
1- 5237 sayılı TCK. nun 155/1. maddesinde düzenlenen, katılan J.'ye yönelik güveni kötüye kullanmak suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olup, mağdurun şikayetçi olması karşısında; 19.11.2006 olan suç tarihinde yürürlükte ve sanık lehine bulunan anılan kanunun 73. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- 5237 sayılı TCK. nun 43. maddesi uyarınca; (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup sanığın 12 adet bonoyu sahte olarak düzenleyip katılan İ.'e aynı zamanda vermesi nedeniyle zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden TCK. nun 43. maddesi ile cezasından artırım yapılması,
3- Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün, katılan M.'a yönelik dolandırıcılık suçunun işlendiği 2006 yılı Nisan ayından sonra 14.09.2006 tarihinde kesinleştiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK. nun 58/6, 7. maddesi uyarınca mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ve 5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy