(765 S. K. m. 29, 339) (5237 S. K. m. 7, 61, 204)
Dava: Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık K.Y.'ın yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 25.07.2007 tarih ve 2007/15 Esas, 2007/76 Karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 05.01.2008 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sanığın farklı zamanlarda yaşını büyütmek için kendisine müracaat edenlerin talebi üzerine yenilenen kast ile eylemlerini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, S.B.'un yaşını büyütmek ve mükerrer kayıt oluşturan sanığın eylemini bağımsız suç olarak niteleyen mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki sanığın 2003 yılından 2005 yılına kadar gerçekleştirdiği benzer eylemlerin zincirleme suçu oluşturacağına dair bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun biçimde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin savunma hakkının kısıtlandığına ve suçun sübuta ermediğine ilişen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın eylemine uygun bulunan memurun resmi belgede sahteciliği suçunun yaptırımının, 765 sayılı TCK'nun 339. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde 3 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis olup, 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin 2. fıkrasında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası biçiminde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Kanun uygulanırken 3 yıldan 10 yıla kadar olan ceza içinden 4 yılın tercih edildiği, 5237 sayılı Kanun ile üst sınırın aşağı çekilmesi sebebiyle kanun koyucunun lehe yaptığı düzenleme de gözetilerek temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi sebebiyle önceki cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden 765 sayılı Kanunun sanık lehine olduğu kabul edilip yazılı biçimde fazla ceza tayini,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy