(5237 S. K. m. 53, 58) (5320 S. K. m. 8) (YCGK. 12.12.2006 T. 2006/11-301 E. 2006/296 K.)
Dava ve Karar: Sanığın 16.01.2008 tarihinde Turgutlu Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda, kendisi için sahte kimlik oluşturduktan 2 ay sonra yaşı küçük olması nedeniyle hakkında tefrik kararı verilen sanık H. B.'nın resmi bulunan sahte kimliği oluşturduğuna dair savunması karşısında; suçun zincirleme biçimde işlenmediğine ilişen tebliğnamedeki (2) nolu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.12.2006 gün ve 2006/11-301 esas, 2006/296 sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanık hakkında 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesi karar yerinde gösterilmemiş olsa bile, kazanılmış hakka konu olamayacağı ve hapis cezasından hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görüldüğünden (3) nolu bozma düşüncelerine iştirak olunmamış, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 13.06.2002 tarih ve 291/152 sayılı 4422 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün infaz edildiği 01.07.2005 tarihinden sonra 3 yıl içinde sanığın temyize konu bu suçu 15.01.2008 tarihinde işlemesi nedeniyle verilen cezanın 5237 Sayılı TCK. nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesindeki isabetsizlik karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Aranan kişilerden olan sanığın yakalanma sırasında kimliği sorulduğunda kendisini S. A., yanında bulunan ve dosyası tefrik edilen yaşı küçük sanık H. B.'yı da E. A. olarak tanıtıp buna ilişkin ibraz ettiği nüfus cüzdanlarının üzerinde inceleme yapan İzmir Kriminal Polis Laboratuarı'nın 22.01.2008 günlü raporunda, suça konu nüfus cüzdanlarında halen mevcut fotoğrafların kenar kesimlerinde düzensizlikler olduğu ve fotoğraflar altındaki belge sathında farklı nitelikte tutkal bakiyeleri ile sökülme emarelerinin bulunduğu belirtildikten sonra tahrifat ilk nazarda kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan belgelerin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun bildirilmesi karşısında, sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu belgelerin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra belgelerin aldatıcı nitelikte olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumu ve suç vasfının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Adli emanetin 2008/48 esasında kayıtlı bulunan suça konu nüfus cüzdanlarının delil olarak dosyada saklanmasına karar verilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy