(5271 S. K. m. 173)
Dava: Hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler L. Ü., Y. Ü. ve A. H. D. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.06.2008 tarihli ve 2006/46868 soruşturma, 2008/13305 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi başkanınca verilen 27.10.2008 tarihli ve 2008/398 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
Şüphelilerin Ü... Tarım Ürünleri İhracat ve Sanayii A.Ş. yönetim kurulu üyeleri oldukları, idare etmek üzere tevdii edilen şirket mal varlığı ile ilgili olarak, M. D. isimli şahsa manipülasyon eyleminde kullanacağı şirket hisse alımında gerekli naktin şüpheliler tarafından havale yoluyla gönderildiği, havale miktarları şirket kasasından çıkmakla birlikte Tuncer S. isimli şirket çalışanına avans olarak kaydedilmek suretiyle şirket nakdinin amacı dışında kullanıldığının tespit edilmiş olması karşısında, görevlerinin gereklerine uygun davranmadıkları, şüphelilerin üzerlerine atılı eylemleri ile ilgili olarak kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğu ve mevcut delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 07.04.2009 gün ve 2009/3461-18897 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 13.05.2009 gün ve KYB.2009/100862 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Karar: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Cumhuriyet Savcısının Kararına İtiraz" başlıklı 173/1. maddesinde yer alan "Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir" şeklindeki düzenleme uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara suçtan doğrudan zarar görenin itiraz hakkı olduğu, bu zararın niteliği itibarıyla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/07/2008 tarihli, 2008/9-95 esas-2008/185 sayılı kararında da belirtildiği üzere "haklı çıkarın zedelenmesi" halinde zararın gerçekleştiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
İncelenen dosya içeriğine göre; "Ü... Tarım Ürünleri İhracat ve Sanayi A.Ş. yönetim kurulu üyeleri olan şüpheliler hakkında, M. D. isimli şahsa manipülasyon eyleminde kullanacağı şirket hisse senetlerinin alımında gerekli olan nakit paranın şüpheliler tarafından havale yoluyla gönderildiği, havale miktarları şirket kasasından çıkmakla birlikte Tuncer S. isimli şirket çalışanına avans olarak kaydedildiği belirtilerek şüphelilerin yönetim kurulu üyeleri oldukları Ü... Tarım Ürünleri İhracat ve Sanayi A.Ş. isimli şirketin nakdini amacı dışında kullanmak suretiyle güveni kötüye kullanmak suçunu işledikleri" ihbarı üzerine yürütülen soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara ancak anılan şirket ve hissedarlarının itiraz hakkının olduğu, iddiaya konu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu ihbar eden Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun itiraza hakkının bulunmadığı gözetilmeden, itirazın bu yönden reddi yerine işin esasına girişilerek reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: Bu hukuka aykırılık nedeniyle de CMK'nın 309. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 26.02.2010 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy