(5271 S. K. m. 223, 264) (5326 S. K. m. 26) (5237 S. K. m. 157)
Dava: 5271 s. CMK.nun 223/10. maddesi uyarınca adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik verilen görevsizlik kararları yasa yolu bakımından hüküm niteliğinde sayıldıkları cihetle, tebliğnamedeki karara karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceği, bu sebeple de dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere incelenmeksizin mahalline iade gerektiği düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2008 tarih ve 45/48 s. kararında açıklandığı üzere 5271 s. CMK.nun 264/1. maddesi ve açık gerekçesi itibariyle kabul edilebilir bir başvuruda yasa yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz hükmünden artık C. Savcılarının dahi yararlanabilecekleri, aksine hüküm içeren Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22.01.1962 tarih ve 2-1 s. kararının geçerliğini yitirdiği cihetle: başvurulabilecek kanun yolu itiraz olarak gösterilen karara yönelik O yer C. Savcısının süresinde vaki itirazının temyiz niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Karar: 1- Adliyede hizmetli olarak çalışan sanığın yalandan maddi durumu kötü olan tanıdığı birinin ameliyat olması gereken kızı için yardım topladığını söyleyerek mağdurlardan para aldığı iddia edilen somut olayda; sanığın aşamalarda adına yardım topladığı kişinin açık kimlik bilgilerini beyan edemediği, verdiği isim ve yer bilgisine göre yapılan araştırmada böyle bir kişinin bulunamadığı, sanığın memur olması ve daha önce de benzer şekilde düğünü, hastası vb olanlar için para toplanılması sebebiyle kendisine duyulan güvenin sağladığı kolaylıktan yararlandığı gözetildiğinde, kullandığı yalanın mağdurları aldatabilecek nitelik ve yeterlilikte olduğu anlaşılmakla yüklenen suçun bütün unsurları ile sübuta erdiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyeti yerine yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de:
2-Sanığın yardıma muhtaç olan bir arkadaşının kızı için sınırlı sayıda ve şahsen tanıdığı kişilerden para istemesi 2860 s. Kanun kapsamında izne tabi bir yardım toplama faaliyet olmadığı gibi 5326 s. Kabahatler Yasanının 26. maddesi uyarınca kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde idari yaptırıma mahkeme tarafından karar verileceği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden dolayı 5320 s. Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 s. CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy