(5237 S. K. m. 206, 267, 268) (765 S. K. m. 343) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Hükümlü hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre hükümlünün, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Başka suçtan yakalanan sanığın, kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, ifadesi alınırken beyan ettiği kimlik bilgilerine sahip bir şahsın gerçekten mevcut olup olmadığı araştırılıp, gerçekte var olan kişinin kimlik bilgilerini kullandığının anlaşılması halinde eyleminin, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesi kapsamında olacağı, bildirdiği kimlik bilgilerinin hayali olması halinde ise anılan Kanun'un 206/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği, bu nedenle 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe hükmün belirlenmesi esnasında suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK. nun 343/2 maddesi hükümleri ile araştırma sonucuna göre 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 267/1 veya 206. maddesinin ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy