(5237 S. K. m. 7, 157, 158) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 503)
Dava: Sanığın, temyiz aşamasında verdiği 18.11.2008 tarihli dilekçesinde bildirdiği şahıslar hakkındaki suç duyurusu ile ilgili olarak mahallinde gereğinin yapılması mümkün görülmüştür.
I-Resmi belgede sahtecilik ve katılan M. K. Ç.'a yönelik dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, 16 GH 604 plakalı aracı E. Ş.'den kiraladıktan sonra birlikte suç işlediği kimliği meçhul bayan için E. Ş. ismiyle sahte nüfus cüzdanı düzenlettirdiği, daha sonra katılan M. K. Ç.'a aracı sattıklarına ilişkin oto ön satış sözleşmesini E. Ş. ismini kullanan kişinin imzalamasından sonra yine birlikte işbirliği içinde aracın satış yetkisi verilmesine dair noterden satış vekaletnamesi düzenletmeleri eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, katılan M. K. Ç.'a yönelik dolandırıcılık suçunda noter kamu kurumu değilse de, Motorlu Araç Tescil Belgesi ve Nüfus Müdürlüğüne ait nüfus cüzdanının kullanılması nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 158/1-d. Maddesi uyarınca ceza tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın resmi belgede sahtecilik ve katılan M. K. Ç.'a yönelik dolandırıcılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK.nun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin onanmasına,
II- Katılan E. Ş.'e yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın 18.11.2008 günlü dilekçe içeriğine, savunma ve dosya kapsamına göre başlangıçtan beri dolandırıcılık kastıyla planlı olarak hareket etmesi nedeniyle eyleminin, Ceza Genel Kurulunun 12.12.2000 gün, 239/244 sayılı kararında da belirtildiği üzere dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan, tebliğnamedeki suç vasfına yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Noterlik bir kamu hizmeti olmasına rağmen 5237 Sayılı TCK.nun 158/1-d. (765 sayılı TCK.nun 504/3.) maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde olmadığından sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK.nun 157/1. (765 sayılı TCK.nun 503.) maddesinde yazılı suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 27.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy