(5271 S. K. m. 231) (765 S. K. m. 59, 240, 342) (5252 S. K. m. 5, 6) (5237 S. K. m. 61) (YCGK. 03.02.2009 T. 2008/11-250 E. 2009/13 K.)
Dava ve Karar: Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında açıklandığı üzere, daha önce kesinleşip infaz aşamasında bulunan hükümler üzerinde, 5728 sayılı yasa ile değişik CMUK. nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususundaki hüküm itiraz yasa yoluna tabi bulunduğundan, gereğinin mahallinde takdir ve ifası mümkün görülmüştür.
1- Sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK. nun 342/1, 59. maddeleri uyarınca hükmolunan ağır hapis cezasının, 5252 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca hapis cezasına dönüştürülmesi ve cezanın tecilinin mümkün hale gelmesi karşında bu konuda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Güveni kötüye kullanmak suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasanın 61/1-e nazara alınmadan suçun işleniş şekli ve özellikleri gözetilerek hapis cezasının asgari hadden, adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının ise asgari hadden uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
3- Görevi kötüye kullanmak suçundan 765 sayılı TCK. nun 240/2, 59. maddelerine göre hükmolunan ağır para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince adli para cezasına dönüştürülmesinden sonra aynen infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı hükümlü müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy