(1412 S. K. m. 310, 317) (5320 S. K. m. 8) (5237 S. K. m. 245) (YCGK. 27.05.2008 T. 2008/11-87 E. 2008/150 K.)
Dava ve Karar: I- Sanık H. müdafiinin, yüzüne karşı 2.12.2008 tarihinde tefhim edilen hükmü 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 15.12.2008 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiğinden vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık M. müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
A) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfını tayin, cezayı arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin verilen cezanın fazla olup indirim hükmünün uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
B) Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince:
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin cezanın fazla olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) CGK.'nun 27.05.2008 gün ve 87/150 kararında açıklandığı üzere; sanığın ele geçirdiği başkalarına ait nüfus cüzdanlarını kullanmak suretiyle banka şubesinden gerçeğe aykırı kredi kartları alıp kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 Sayılı TCK.nun 245/3. maddesinde yazılı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, henüz kullanılmadan ele geçen kartlarla ilgili olarak da aynı maddenin ikinci fıkrasında öngörülen suçların oluştuğu gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek eylemin banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle hüküm kurulması,
2) Farklı kişilere ait sahte kimliklerle internet ortamında başvurup kredi kartları alıp kullanmak suretiyle suçun işlediğinin iddia olunması karşısında, gerçeğe aykırı olarak değişik isimlerle düzenlenen kimliklerle ve yenilenen suç kastı ile hareket edilmesi nedeniyle ayrı ayrı suçların oluştuğu dikkate alınmadan aynı suç işleme kararı altında işlediğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Gerçeğe aykırı banka veya kredi kartının aynı suç işleme kararı altında birden fazla kullanılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden alışverişte kullanılan her kart yönünden kullanma tarihlerinin kesin olarak tespiti ile sonucuna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerekirken eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 04.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy